İmam-ı Azam'dan ezber bozan fetva

Sarhoş etmeyecek kadar içki içmek haram değil mi?

İmam-ı Azam'dan ezber bozan fetva

ALKOLLÜ İÇKİLERE FARKLI BAKIŞI

İmamı Âzam ekolü yani Hanefilik, şarap dışındaki alkollü içkileri (nebizgilleri) sarhoş olmayacak miktarda içmeyi haram saymamaktadır. İmami Azam ve hocası Hammad'ın (ve onun hocası İbrahim Nehai'nin) bu fikri, tarih boyunca bütün Hanefi fakihler tarafından aynen tekrarlanmış ve fetvaya esas alınmıştır. Bu fetvayı esas alanlara Osmanlı şeyhülislamlığı da dahildir....

Hanefiler bu konuda, en büyük üstadları olan İbrahim en Nehal'den beri aynı düşünceyi korumuşlardır. Onlar, 'mubahlardan sarhoş olmak' diye bir tâbir kullanmaktalar. (Kerderi, Menâkibu Ebi Hanife, 150) Nehaî, nebîzgilleri haram ilan edenleri bid'atçılık ve nefse uymakla itham ediyordu. Şu söz onun: "Nebîzi ancak bid'ata ve nefsinin arzusuna uyan haram ilan eder." (Tevhidi, el-Basaair ve'z-Zehair, 4/90) Aynı Nehai'ye sordular:

"Adamın biri on kadeh içti, sarhoş olmadı; onbirinci kadehte sarhoş oldu. Bu adamın durumu nedir? İçtiği tüm kadehler mi haram, sadece onbirinci kadeh mi?" Cevap verdi Nehai: "Sadece onbirinci kadeh haramdır." (Ebu Hayyân, aynı eser, 6/75) Nehaî'nin bu ifadesi, müfessir sahabi İbn Abbas'ta da aynen vardır.

"Hanefi müfessir el-Cassâs, İbn Abbas'ın şunu söylediğini tefsirinde kayda geçirmektedir: 'Sizden biriniz dokuz kadeh içip sarhoş olmasa bu ona helaldir. Onuncu kadehi içip sarhoş olduğunda ise bu onuncu kadeh ona haram olur." (Cassas, Ahkâmu'l-Kur'an, 2/463; Kal'aci, Fikhu İbn Abbas, 129-130) Ebu Hanîfe de sahabeden beri sürüp gelen bu görüşe katılmaktadır. Ne yazık ki düşmanları birçok konuda olduğu gibi, bu fikrin de sadece onda görüldüğünü ileri sürerek ona saldırmışlardır. Muarızlarından biri olan Ebu Avâne şöyle diyor:

"Ebu Hanife'ye içilebilecek neyi sorsanız 'helal' deyiverir. Sekeri (şerbeti) de sorsanız helal, sekeri (sarhoş eden içeceği) de sorsanız helal." (Hatib el-Bagdadi, 13/393) Tâbiün kuşağının en büyük fakihlerinden olan ve İmamı Azamı fıkıh ilmine yönlendiren Şa'bi (ölm. 103/721), çekişmeli bir içki
olan nebizi içer, çekişmeli bir oyun olan satrancı oynardı. İmamı Azam anlatıyor:

"Bir mesele sormak için Şa'bi'nin huzuruna gitmiştim. Baktım, önünde satranç, elinde nebîz. İçiyor ve oynuyordu." (Kerderi, Menâkibu Ebi Hanîfe, 283)

Irak fıkhının beşiği olan Kûfe, sarhoş edici içkilerden biri olan nebizin bol tüketildiği bir kent olarak da ünlüdür. En ünlü ve en çok tüketilen nebizler şunlardı: Nebîzü'l-büsr (ham hurma nebizi), nebîzu't-temr (kuru hurma nebizi), nebîzu'z-zebib (kuru üzüm nebizi), nebîzu'l-asel (bal nebizi), nebîzu't-tîn (incir nebizi), nebîzu'l-hinta (buğday nebizi), el-hâlitân (hurma ve kuru üzüm karışımından yapılan nebîz), nebîzü'ş-şa'îr (arpa nebîzi), nebîzü'z-zürre (mısır nebîzi).

İbn Seleme, kitabu'l-Melâhî'sinde ünlü fakîh Zühri'nin şu şikâyetini kayda geçirmektedir: "Irak'ın, alkollü içkiler içme konusunda bir sakınca görmemesine karşın müzik aleyhinde bir tavır sergilemesini bir türlü anlayamıyorum." (İbn Seleme, Kitabu'l-Melâhî ve Esmâuha)

Şimdi meseleyi daha yakından görelim: Yıllar önce bir okuyucum şöyle bir soru sormuştu:

"Bir tefsirde, şarap dışındaki içkilerin sarhoş olmayacak kadar içilebileceği yazılıyor. Sizin düşünceniz nedir?"

Bu soruya verdiğimiz cevap Türk basınında uzun süre tartışıldı.

Ve tabii, dincilik simsarları bizi, her zamanki tavırlarına yaraşır biçimde, 'haramı helal ilan etmekle' itham ettiler. Oysaki bizim yaptığımız, Türkiye'de yaşayan müslümanların en büyük mezhebi olan Hanefi mezhebinin alkollü içkilere bakışını ilmî açıdan incelemekti. Kendimiz hiçbir kanaat bildirmeden, fetva vermeden, tercih yapmadan...

Gelelim işin fikhi yamna Mesele şudur:

Geleneksel tefsir ve fıkıh anlayışı. Kur'an’daki 'hamr’ yasağını şarap içmek olarak anlar. Bu yasağın konusu olarak ‘hamr' sözcüğünü geleneksel anlamıyla şarap olarak değerledirdiği için diğer alkollü içkileri, "kıyas' yöntemiyle yasak gösterme yoluna gider. Bu mantık şu şekilde işlemektedir. Şarap içinde alkol olduğu için yasaklanmıştır. Falan içkilerde de alkol vardır. O halde onlar da yasaklanmıştır.

İMAMI AZAM VE MEZHEBİNİN TAVRI

İmamı Azam, hamr kelimesinin orfi anlamı şarap olduğu için mutlak haramlığı (yani ne miktarda içersen iç haramdır hükmünü) sadece şarap için işletmiş, diğer alkollülerin haramlığını Nisa Suresi 43. ayetteki sarhoşluk kaydına bağlamıştır. Bunun içindir ki, İmamı Azam'a göre, şarap dışındaki içkileri içen kişiye, sarhoş olmayacak kadar içmişse hadd-i şirb (içki içme cezası) uygulanamaz. Osmanlı fetva makamı da bu yönde fetva vermiştir.

İmamı Azam'ın bağlı olduğu Irak fıkıh ekolünün babası ve İmamı Âzam'ın hocası Hammâd bin Ebu Süleyman'ın üstadı olan İbrahim en-Nehaî (ölm. 96/714), alkollü içkileri ikiye ayırır:

1. Hamr (şarap),

2. Diğer sarhoş ediciler (müskirât).

Nehaî'ye göre, burada söz konusu olan hamr (şarap), üzüm suyunun kaynatılması suretiyle elde edilen şaraptır. Aynı yolla hurmadan elde edilen şarabın içilmesi sadece mekruhtur. O halde, İmamı Azam ve ekolüne göre, üzümden yapılmamış bir alkollü içki, adı teknik olarak şarap olsa dahi sarhoş etmeyecek kadar içilmişse haram hükmüne tâbi olmayacaktır.

Hurmadan yapılan içki ile benzeri alkollüleri (şarap dışındakileri) içenlere, Nehaî fetvasına göre, ancak sarhoş olmuşlarsa had uygulanır. "Her sarhoş eden, haramdır" şeklindeki kuralı (ki hadis diye rivayet edilir) kabul etmeyen Nehai'ye göre, şarap dışındaki içkileri sarhoş olmayacak kadar içenler sadece ta'zir edilir, yani azarlanıp uyarılır. Nehai, "Her sarhoş eden haramdır" sözünün de hadis adı altında uydurulmuş bir söz olduğunu düşünmektedir. Nehai'nin bizzat kendisi nebiz türü içkileri içer, konuklarına da ikram ederdi.

Nebiz; hurma, elma, susam, arpa, bugday vs. gibi meyve ve tahıllardan yapılır. Bazılarının nebizi şıra' diye tanıtma gayretkeşliğine girmeleri bir saptırmadır, yalandır, ilim perdesi altında saçmalıktır. Nebiz, esasında alkollü içkilerden bir serinin genel adıdır. Nebizin çoğulu olan enbize kelimesi bunlara cins adı olmuştur. Nebizgiller demektir.

Hanefi fıkıhçıların bu yaklaşımı dikkate alındığında sunu söyleyebilmek mümkündür: Şarap dışındaki tüm içkiler (rakı, likör, viski ve benzerleri) nebizdir. Hanefi fakihlerine göre, bunlar, sarhoş edecek kadar içilmedikleri sürece haram hükmüne dahil olmazlar.

Nehai ekolünün, sahabîler kuşağındaki temsilcisi İbn Mes'ud (ölm. 32/652) ve onun bilgilerini nakleden tabiûn kuşağı fakihi Alkame (ölm. 62/681) de nebîz içenler arasındadır. (Kal'aci Nehai, 1/287)

İmamı Âzam'ın muarızlarından olan sûfi-fakih Süfyan es-Sevri (ölm.161/777) de nebîz içenlerdendir. Sevri'ye göre, nebizgilleri, sarhoş olmayacak kadar içmekte dinen bir sakınca yoktur. Çağdaş fıkıh üstadı Kal'aci bu bilgiyi verdikten sonra şunu da ekliyor:

"Bu tür alkollü içkiler konusunda Irak fukahasının tavvrı budur." (Kal'aci; Fıkhu's-Sevrî, 162-163)

İmamı Âzam ve benzeri fakihlerin bu fetvası, İmamı Azam adına, onun öğrencisi ve fetvalarının toplayıcısı olan İmam Muhammed eş-Şeybanî (ölm.189/804) tarafından üstadının görüşlerini anlatan eserlerde aynen tekrarlanmıştır. (bk. Şeybani: el Câmiu's-Sağir, eşribe bahsi, 385-386)

Hanefi fıkhının en ünlü bilginlerinden biri olan müfessir-fakih el-Cassâs (ölm. 370/980), fikhî bir tefsir olan Ahkâmu'l-Kur'an' adlı eserinde, Kur'an'ın yasakladığı hamrın şarap dışındaki içkilerin adı olarak kullanılamayacağını uzun uzun savunur.

İmam-ı Azam - Yaşar Nuri Öztürk

Güncelleme Tarihi: 24 Mart 2022, 14:44

Bekir Bey

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER