Camiye giren emniyette olacak dediler, 12 bin kişiyi katlettiler

Emevilere Karşı Şiddet Tedbirleri

Camiye giren emniyette olacak dediler, 12 bin kişiyi katlettiler

Ebu Müslim Horasani'nin askeri kudreti ve başarıları sayesinde iktidara gelen Abbasiler, Suriye'de yüz yılı aşan bir zamandan beri Emevi ailesinin hegemonyasına alışık toplumun gelecekte bir tehlike yaratmasından duydukları kuşkudan olacak korkunç cinayetlerle bir yıldırma politikasına giriştiler. Bu hareketin başında komutan ve halifenin amcası Abdullah bin Ali vardı. İşledikleri cinayetleri meşru gösterebilmek amacıyla, yaptıkları işleri "gazabı ilahi" olarak vasıflandırdılar. Hazreti Ali soyuna yapılan kötülüklerin cezasını veriyor göründüler Aslında amaçları, iktidardan düşmüş olan Emevi soyunu tamamıyla zararsız bir hale getirmekti

Tarihte eşine az rastlanan büyük cinayetler daha çok Suriye'de işlendi. Mervan'ı kovalayan Abdullah bin Ali, Şam'ı 15 gün kuşattıktan sonra halkını kılıçtan geçirip şehrin surlarını yerle bir ettirdi. Sonra Emevilere aman verdiğini ilan ettirip toplanan Emevi ileri gelenlerinin hepsini öldürttü. Ayrıca Abdullah bin Ali'nin bir emri üzerine I. Muaviye’nin II. Yezid'in, Abdülmelik bin Mervan'ın ve Hişam'ın mezarları açıldı. Onların kemikleri hakarete uğradı ve yakıldı. Duyulan kin özellikle Hişam'ın çürümemiş olan cesedine karşı açığa vuruldu; önce kırbaçlandı sonra asılıp yakıldı. Mesleme bin Abdülmelik'in cesedi ise dağılıncaya kadar nişangah olarak kullanıldı. Bu vahşetlerden yalnız II. Ömer'in cesedi uzak kalabilmişti. Abdullah bin Ali, Hişam'ın eşi Abde'ye yaptığı evlenme teklifi, bu prenses tarafından reddedildiği için onun karnını deşmelerini emretmişti.

Ebu'l Abbas Abdullah, kardeşinin oğlu İbrahim bin Yahya'yı 133'te (750-751) Musul'a vali tayin ettiği zaman da buna benzer olaylar geçti. İbrahim bin Yahya 12.000 kişiyle Musul'a girdi. Önce şehir halkını davet etti; onlardan 12 suçsuz insanı öldürttü. Musullular geri çekildiler. Vali camiye gireceklerin emniyette olacakları yolunda bir bildiri yayınlayınca halk çabucak camide toplandı. Caminin önünü kesen askerler bunlardan 11.000 kişiyi orada katlettiler. Bu korkunç katliamdan kurtulabilen dört yüz erkek de ayrıca bir baskın sonunda öldürüldüler. Geceleyin ağlaşan kadınların seslerinden sinirlenen İbrahim, kadınların ve çocukların öldürülmesini de emretti. Üç gün süreyle bu emrin yerine getirilmesine çalışıldı. Musul katliamını tasvir eden Makrizi "Bundan daha kötüsünü Ebu'lAbbas'tan başkasının yaptığı işitilmemiştir" demektir. Bütün bu ağır cezaların Musul halkına hangi nedenle reva görüldüğü yeni halifeden sorulduğu zaman, O "Vallahi bilmem ki!” diye verecek bir cevap, bir suçlama bulamamıştı. Bütün bu cinayetler işlenirken kendisine seffah diye ad verilen ilk Abbasi halifesi güzel sesli şarkıcıların ortasında nebiz denilen hurma şarabını içerek mest olmaktaydı. Yakınlarının onun böyle içki içerken görünmesinin doğru olmayacağını söylemeleri üzerine kendini bir perdeyle meraklı gözlerden ayırmıştı.

Abdullah bin Ali'nin diğer bir kardeşi, Süleyman bin Ali, Basra'da bulduğu Emevi soyundan kimseleri öldürtüp sokaklarda sürükletti. Bu sırada Ebu Müslim'in katlettirdiği insanların sayısı ise 600.000'e ulaşmıştı. Şurada burada kılıçtan kurtulabilmiş olan Emeviler ise Endülüs'e gidip orada yandaşlarıyla birleşebildiler. Abbasi Devleti kudretini oralara kadar ulaştıramadığı için Emeviler, Abbasoğullarına biat etmediler ve İspanya'da bağımsız bir devlet kurabildiler.

Kaynak: İslan Tarihi - Bahriye Üçok

Güncelleme Tarihi: 17 Mart 2022, 14:00

Fatih Kul

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER