2000 yılı geriye gidişte bir milat oldu. 28 Şubatla askerin önem artışı sonra polisliğin Terörle mücadelede öneminin artmasıyla devam etti. Özel Hastaneler, doktorların önemini ve de tabiiki özlük ve maaşını arttırdı. Teknolojik gelişmeler, Bilgisayarlı Muhasebe sistemleri falan derken memurlar üniversiteyi bitirip VHKİ Uzmanı ünvanını almalarıyla önce öğretmeni yakalayıp son demde de at başı geçtiler. Geiye de pek Devlet Memuru kalmadı sanırım. Döner Sermaye olayı sağlıkçı ve Hemşirelere çok şey kattı. Ha Hizmetli olayı ise bir kaza sanırım. Devlet, okuldaki hizmetliye 600'ü bile çok görür ama Bakanlıklardaki Hizmetliler 1500'leri görünce, eşit işe eşit maaş ayaklarıyla bizde geriye kalan üç beş hizmetli parsayı istemeden de olsa topladı. Süpürge aynı iş aynı, hani maaş demez mi Çağdaş İnsanlık?
Gelelim Öğretmenlerin biraz bu süreçte geride kalmaları işine. Hem maaş hem de özlük olarak geriye düştük. ve hala ok aşağıyı gösteriyor. Bu şekilde giderse hepimizin sözleşmeli / ücretli olmasıyla bu ibre durur gibi gözüküyor.
Evet nasıl bu hale geldik madde madde anlatayım gecenin bu saatinde. Aşağıdaki nedenler önce itibarımızı sonra özlüğümüzü en sonunda da maaşımızı krıdı geçti.
1- Norm Kadro Yönetmeliği: İlk darbe bu idi. Tayin Dönemlerini sınırladı, bir kaç ana ders dışında öğretmenleri kenar mahalle ve Doğuya doğru savurdu. İlk susmamızda bu oldu.
2- Atanamayan Öğretmenler: Bunun suçu her üniversiteye hem Fen edebiyat hem eğitim Fakülteleri açılması ve hükümetler boyu sürüp giden popilizm idi. Öğretmenlik mesleğinin puanlarını düşürür iken atanamayan sayısını da 300 binlere taşıdı. Çözüme yönelik bir adım atılması bir yana, olay kangrene gidiyor.
3- Ücretli Öğretmenliğin tutması: 300-500-700 TL gibi rakamlara 100 bin civarı öğretmenin çalışması ve bir o kadarının da sıraya girmesi. Eğitim ve Fen Fakülteleri kabul etmese iktisatçının sıraya girmesi. Bolluk, ucuzluk getirir. Dünyanın ve piyasanın 1. kuralı bu maalesef. Ha iktisdatçı ne anlar bu işten. Hükümetin işine gelirse Üniversite mezunu öğretmeni yetersiz görüp performans ölçer. İşine gelmezse bizim yaptığımız işi lise mezununa da Veterinere de yaptırır.
4- Yeni Nesilin Televole Nesli Olup Asi bir nesil olması: Ayrıca bu nesli yetiştiren yarı köylü yarı medeni, boş sonradan görme nesle hiç girmeyelim isterseniz.
5- MEB'in devasa bir kurum olması: Yüzde 1 zam devasa boyutlara ulaşıyor maalesef. Asker polis de böyle demeyin. Onların silahı var. Ha doktorların ve hemşirelerin de iğnesi... Bizim kalem bu ara Çin malı oldu, 1 Tl'ye toplu 6 adet ediyor.
6- Öğretmenlerin Yönetici Olma Tutkusu: Kendimizi rezil ettik.
7- Hüseyin Çlik Faktörü: Tarihi değiştiren kahramanlar vardır. Bir mıh bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir yiğidi bir yiğit de bir orduyu kurtarırmış diye bir laf var. Bazen tersi de oluyor. Ekibi hala dimdik ayakta. Hangi padişahtı o, 6 oğlu arka arkaya padişah olmuştu. Hatırlayamadım. Politika eski hamam eski tas olacak. Bakan sen olsan seni de kafaya alırlar. Asıl kırılmaz Bürokrasi burada oluştu.
8- Mesai Saatlerinin Düşüklüğü: okuldan 2,5'ta çıksa da "Öğretmendir, çocuğumuzu eğitiyor, feda olsun." diyen bir veli pek kalmadı, tabiiki göze batacak. Öğle araları, beslenme saati derken eskide öğretmenler 16:00'ı bulurlardı. Kıstık da ne oldu sanki, göze battık. 40 dk. ders işilemenin, hatta bir günde 6 ders saati ile perişan olanın ne olduğunu bu millet ne bilir, demeyin eskiden bilirlerdi. Dünyadaki muadillerimizi bilen de pek kalmadı.
9- Rotasyonlara Direnememek: Doktorlar falan iyi direndi. Önce Doğuya zorunle gidenler (ben dahil) sonra Müdür rotasyonu, sonra müfettiş rotasyonu, sonra muavin rotasyonu derken yerinde ağır olan taşlar, toz olup öğütüldü. Bundan sonra başımızdaki paşalara zor, kolay gelmeye başladı bundan sonra. Surda açılan gedikler, çok rüzgar aldılar içeri.
10- Eğitimci Olmayan Kadroların Öğretmenleri yönetmesi.
11- Müfettişlerin Bağımsız Olamaması: Eskisi gibi astığı astık kestiği kestik müfettişleri kimse beğenmez ama onların çoğu öğretmenin garantisiydiler. Ağır adamlardı, ciddi ve onurlu idiler. (Hala öyleler ama, sağlamlıkları kalmadı. Masaya yumruğu vuracak kalmadı pek.)Hepsi de öğretmen kökenli idiler. Yakında hepsini maliye kökenli yaparlar.
12- Sıfır Çeken Öğrenciler, kamuoyunda Öğretmenleri küçük düşürdü.
13- Öğretmenler halkla çok iç içe kaldılar: En ucuz apartmanlarda kaldılar, Öğretmen evlerinde yer olmadığı için ucuz pansiyonlarda iki kıçı kırıkla samimi ve yüzgöz oldular. Manavcı laf soktu, dükkancı borç istedi, bakkal oğlunun karnesinin hesabını sordu. Pastaneci çırağıyla çıktı üç beş bayan öğretmenler, kasapla evlendi bir kısmı. (Yalan değil gördüm ve toplum da gördü tabii.)
14- Son olarak Tabbiki bugünün 21. yüzyıl dünyasında para-maaş=statü demek. Eskiden olarak statü olarak doktor, öğretmen, mühendis, polis diye bir sıralama vardı. Şimdi ise, doktor, polis, mühendis, hemşire, memur, öğretmen, hizmetli... diye gidiyor. Bu saygınlığı (öncelikle) para belirlemiyor diyen bu 21. yüzyılda (Hatta 20. yüzyılda) yaşamıyor demektir.
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir, teşekkür ederiz.
YorumlarToplam 7 yorum mevcut
esma esma 7 ay önce yorumlandı
yarım gün çalışan öğretmen ner de var ya! kac memur mesaısı bıttıgı halde eve iş götürüyor. bızım gıbı..hem aıleler yaz tatılı kısalacak dıye sevınıyorlar anlamış degılım sankı cocuklarını bizim için dogurmuslar.aynen bakıcıyız ya biz..yaptıgımız işin cok altında aldıgımız maaş.özel dersanelere güç yetırebılıyor mu velıler ve egıtım me zunu olmayan 2 yıllık mezunları vs. ler artık ögretmenle ugraşmayın cok ayıp ya ....öğretmenler olmasa ne yapardınız bılmem..
özer harmanci 7 ay önce yorumlandı
Öğretmenlere yapılan haksızlıkları protesto etmek için 24 kasım öğretmenler gününde Türkiye genelinde bütün öğretmenler sevk alıyoruz.
leman 7 ay önce yorumlandı
ÖĞRETMENLER KADAR KENDİNİ ÜSTÜN GÖREN BAŞKA BİR MESLEK GRUBU YOK ZANNEDİYORUM.
SİZDE BİLİYORSUNUZ Kİ: EMEKLİ OLANA KADAR HOCASINIZ
nevzat yıldırım 7 ay önce yorumlandı
öğretmen mesleği dışındaki insanlar fazla konuşmasın pek bi şeyden anladıkları yok yıllardır ağızlarında aynı laf yatıyorsunuz yatıyorsunuz diyorlar ki uzaktan yakından bi alakası yok. 5 yıl üniversite sınavına girip kıçı kırık 2 yıllığı uzatmalı bitirip KPSSden memur olan vasıfsız insanlar. sonra laf konuştuklarını zannediyorlar. çekemedikleri ortada türkiye deki insanların yüzde 80 i zaten çekemez öğretmeni yatıyorlar diye. fazla konuşmayın haddinizi bilin.
bakıcı 7 ay önce yorumlandı
neden öğretmenlelerle ilgili her konuya diğer memurlar yorum yapar anlamam :) resmi tatil bize de var onlarada, kimse onları görmez neden mi çünkü onlar evde tatil yaparken çocukları da okula gitmez ve bakıcı lazım olur (öğretmenler) neden okul tatil oldu ki bir başımızı dinleseydik derler :) ek ders der dururlar kaç öğretmen ek ders alıyor el kaldırsın nolur :) bilmem ne mezunu bakan gelir diğer memurlar öğretmen ezildikçe şakşakçılık yapar (tabi haklılar iş yapmayan baş tacı edilir ülkemizde) neyse daha çok şey var ama ne gerek var yazmaya biz kimiz ki sadece öğretmen...