PERSONELMEB.NET/ ÖZEL HABER
Öncelikle bir şeye karar vermek gerekiyor. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okul ve kurumlara yönetici seçimi sınavla mı olmalıdır? Yapılan anketler ve diğer geribildirimlerden anlaşılıyor ki eğitim camiasının hemen hemen tamamı sınavın gerekli olduğuna inanıyor.
Ancak burada başka sorularla karşılaşıyoruz: Sınav, yönetici seçmek için yeterli mi ya da sadece sınav mı olmalı veya sınav ne şekilde olmalı?
Yönetici seçiminde mülakat sınavının olurunu olmazını daha sonra değerlendireceğim ama ben öncelikle yazılı sınav üzerinde durmak istiyorum.
Pedagojide dönüm noktası oluşturmuş bilim adamlarından sayılan Benjamin BLOOM’un ortaya koyduğu ve bilim çevrelerinde de genel kabul görmüş olan zihinsel davranış basamakları sırasıyla şöyledir:
Bilgi basamağı
Kavrama basamağı
Uygulama basamağı
Analiz basamağı
Sentez ve değerlendirme basamağı
Bloom’a göre bilişsel alanın sınıflanmasının alt düzeyi bilgi basamağıdır.
Yine Bloom’a göre tüm bilişsel basamakları kapsayan ve hepsinden farklı yeni bilgiler ve davranışlar ortaya koyan basamak sentezi; ortaya çıkan üst davranışların etkililiği konusunda hükme varmak da değerlendirme basamağını oluşturur.
…
Milli Eğitim Bakanlığının yaptığı yöneticilik sınavlarını bu çerçevede değerlendirirsek sınavlarda sorulan sorular ölçme ve değerlendirme açısından hangi bilişsel basamakları ölçmeye dönüktür?
Bu sorunun cevabını sınavlara giren adaylar kolayca verebilirler. Sorular hemen tamamen mevzuat ezberine dayalı ve kesin olarak bilgi basamağında sorulardır.
Kavrama, yorumlama, sezme, bilgi aktarma, analiz ve sentez basamaklarına hiçbir şekilde ihtiyaç bırakmayan, mevzuat ezberine dayalı bir sınav uygulamasıyla karşı karşıyayız anlayacağınız.
Bu sınavlarla seçilmeye çalışılan kişiler okul ve kurumları yönetmeleri amaçlanan kişilerdir. Bu kişilerden beklenen; olayları kısa zamanda kavrama, en etkili ve kalıcı şekilde problem çözme, ani ve doğru karar verme, ortam okuma ve girdiği ortama kısa zamanda uyum sağlama, yeni hedefler belirleme ve örgütü bu hedefler doğrultusunda motive etme gibi davranışlardır.
Kuşkusuz sınav bunların bütününü ölçemeyebilir, ancak yapılan sınavların üst bilişsel alanlara hitap etmesi amaca daha fazla hizmet edecektir.
Akla, daha önce yoruma açık birkaç sorunun bilirkişi heyeti marifetiyle mahkemelerce iptal edilmesi gelebilir; ancak daha profesyonel uzmanlarca kusursuz şekilde hazırlanacak sınavlarla konu çözüme kavuşturulabilir. Yaşanan birçok şeye rağmen ÖSYM bu konuda ciddi bir bilgi birikimine sahiptir. Milli Eğitim Bakanlığı, sınavlar konusunda bu birikimden yararlanma yoluna gitmelidir.
Bekir KARABULUT
bekirkarabulut@gmail.com
Haber Kaynağı: www.personelmeb.net
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir, teşekkür ederiz.
YorumlarToplam 4 yorum mevcut
mestek 7 ay önce yorumlandı
güzel bir analiz.müdürlük sınavı kısmen adil ama barajı geçmeme rağmen yardımcı idareci sınavı tamamen subjektif.bu bazı sözelci ezberci özellikle tarih öğretmenlerinin işine gelmektedir.tüm okulları ezbericilerle doldurunca diğer branşlara yapılan haksızlık ortaya çıkacak ama nafile.ek ödeme gibi bir durum...
murat ali 7 ay önce yorumlandı
bu ülkede sınavsız yapılan işleri de gördük üstelik sınav hakkında kimse laf etmesin bu sınavlar olmasa öğretmenlerin alayı idari mevzuattan hatta sınıf geçme ve sınav yönetmeliğinden bi- haber sınav tam ölmesi gerekeni ölçüyor mevzuat bilgisini diyeceksiniz tarih niye var e bırakında okul müdürü olan adam törenlerde konuşma yaparken çanakkale savaşının 1915 yılında yapıldığını bilsin
muharrem tavil 7 ay önce yorumlandı
idarecilik kolay değil.Arzu eden arkadaşların görev almasını isterim .Görev başında adaletli olmalarını tavsiye ederim.Başarılar dilerim.şunu belirtmek isterim .adaletli bir yönetimle öğretmen olarak çalışmak görevlerin en güzelidir.
kim hazırlarsa hazırlasın 7 ay önce yorumlandı
kim hazırlarsa hazırlasın yine 90 üstü alırız. Sınavı gereksizmiş gibi gösteren öğretmenler beyhude uğraş içerisindeler..