23 Mayıs 2012 Çarşamba

DEMOKRASİ KÜLTÜRÜ ÖĞRETİYORUZ !

Milli Eğitim Bakanlığı Demokrasi Eğitimi ve Okul Meclisleri Yönergesi Amacına Ulaşıyor Mu?

12 Aralık 2011 Pazartesi 00:02
DEMOKRASİ KÜLTÜRÜ ÖĞRETİYORUZ !
Milli Eğitim Bakanlığı Demokrasi Eğitimi ve Okul Meclisleri Yönergesi çerçevesinde her yıl önce okullarda sandıklar kurulur, okuldan seçilen temsilci ilçe seçmelerine katılır, ildeki seçmelerden de birinci seçilen öğrenci Türkiye Öğrenci Meclisine seçilme hakkı kazanır.

Yönergeye bakıldığında her şey yerli yerince düşünülmüştür. Kurullar, komisyonlar, seçimler, çalışmalar her şey yerindedir.

Yönergenin 5. Maddesi şöyledir: “Cumhuriyetimizin demokrasi ile güçlendirilmesi; öğrencilerimizde yerleşik bir demokrasi kültürünün oluşturulması, hoşgörü ve çoğulculuk bilincinin geliştirilmesi, kendi kültürünü özümsemiş, millî ve manevî değerlere bağlı, evrensel değerleri benimseyen nesillerin yetiştirilmesi; öğrencilere seçme, seçilme ve oy kullanma kültürünün kazandırılması; katılımcı olma, iletişim kurabilme, demokratik liderliği benimseyebilme ve kamuoyu oluşturabilme becerilerinin kazandırılması amaçlanmaktadır.

Amaçlardan bazıları:

Cumhuriyetimizin güçlendirilmesi,
Demokrasi kültürünün oluşturulması,
Hoşgörü ve çoğulculuk bilincinin geliştirilmesi,
Seçme, seçilme ve oy kullanma kültürünün kazandırılması,
Demokratik liderliği benimseyebilme ve kamuoyu oluşturabilme becerisi kazandırma.
Peki, uygulama nasıl?

Okullarda nispeten işler iyi yürür. Öğretmenler çok müdahale etmez ve okul temsilcisi seçilir.

İlçelerdeki seçimlerde yavaş yavaş kulisler başlar. Kulise başlamak normaldir diyebilirsiniz de kulisi yapmaya başlayanlar öğrenciler değil, okulun idarecileridir. İkili ilişkiler devreye girer ve çocukların kulağına koca koca adamlar öğrenci ve okul adları fısıldarlar. Çocuklar : “Ama Hocam, diğer arkadaşımız daha başarılıydı, ben oyumu ona vermek istiyorum.” diyecek olur. Buna, Hoca’nın fısıldama esnasındaki “anlamsız” heyecanı ve sesindeki müşfik görünümlü amirane ton engel olur.

Şöyle ya da böyle ilçe temsilcileri seçilir. Öğrencilerimiz siyaset konusunda yavaş yavaş “tecrübe” kazanmaya başlamışlardır.

İl seçmeleri için ile gidilir. İl seçmelerinde kıyasıya bir ilçe çekişmesi yaşanır. Bu sefer kulis yapanlara ilçe yöneticileri de katılır. Diğer ilçelerdeki samimi dostlar aranır. “Hocam bizim öğrenciye oy verir misiniz?” denir. “En başarılı hangi öğrenciyse o gitsin, sonuçta öğrenciler kendileri seçecek.” diyecek olursunuz. Karşınızdaki kişi bunu “tavır” ya da “soğukluk” olarak algılar endişesiyle en azından geçiştirme ifadeleriyle telefon görüşmesini sonlandırırsınız.

İl seçimleri tam bir curcunadır. Ellerde telefonlar, kenarlarda araya alınmış öğrenciler, kulaklara fısıldamalar, incinmiş minik dimağlar, başarılı olsun olmasın kimin kazanacağının önceden belli olduğunu bilmenin verdiği bir salmışlık…

Seçmeler sonuçlanır. Genelde birçok şey sevimsizdir de bunlardan en sevimsiz olanı, kazanan öğrencinin yanında bulunan okul ve ilçe yöneticilerinin yüzlerindeki “zafer” edasıdır. Yaptıkları yoğun kulislerle ve telefon trafiğiyle bitap düşen yöneticiler rahatlamıştır artık. Yüzlerindeki ve sırtlarındaki terler kururken yavaş yavaş yoğun kokulu salondan çıkarlar.

(Burada kazanan kaybeden tüm öğrencileri eleştiriden beri tutuyorum. Onlar saf ve masumdur. Kazanan da kaybeden de başarılıdır kesinlikle.)

Sonuç: Demokrasiyi ve siyaseti öğrenmiş çok sevgili öğrenciler!

Bu seçim şekli size bir yerlerden tanıdık gelmiyor mu?
Önerimiz şudur:

Ya bu uygulamayı kökten kaldırmak gerekir,
Ya da “büyükler” bu sürecin dışında tutulmalıdır… 

adil Türk
adil.turk06@gmail.com

Haber Kaynağı: www.personelmeb.net

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 1 yorum mevcut

    • TUNCER BAYSAL 5 ay önce yorumlandı


      Sayın Yönetici,
      KHK ile Haziran 2011'de sözleşmeliyken kadrolu olan öğretmenler: zorunlu hizmetten "muaf"tutuldular,çalıştıkları yıllar hizmet puanına ve derecelerine sayıldı,stajyerlikleri kalkmış sayıldı,puanı uygun olanlar hemen tayin isteyebildiler... Sözleşmeliyken 2010 Haziranında puanıyla kadrolu olan öğretmenlere bu hakların hiçbiri verilmedi. Lütfen mülkü sarsmayalım,haksızlık yapmayalım.Haklıya hakkını teslim edelim.Adalet yerini bulsun.
      Saygılarımla.



    GAZETE MANŞETLERİ

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Öğrencilere 'Süt Dağıtımı' Konusunda Ne Düşünüyorsunuz?

    ARŞİV