Memur-Sen Karıştı!
HAYAL KIRIKLIĞI YAŞADIK!
ÇOK ÖNEMLİ ATAMA AÇIKLAMALARI!
Bu söz en yetkili ağzın sözü Milli Eğitim Bakanımız, Sayın Ömer Dinçer’in sözü. Dinçer, ‘Ataması Yapılmayan Öğretmenler Kendilerine Uygun İş Bulsunlar’’dedi ve ekledi,’ “Türkiye’de atama bekleyen 220 bin öğretmen var,
Şu an 60 bin ücretli öğretmen görev yapmaktadır, yani en azından 45 bin öğretmene acil ihtiyacımız var. Biz 45 bin öğretmenin atamasını yapsak bile en az 175 bin öğretmen yinede atanmamış olacak’ dedi.
Sayın bakanım son seçimlerden önce yaptığınız atamalarda da, atanamayan 230 bin öğretmen vardı, ama siz yinede de atama yaptınız. Eğer, atanamayan öğretmenler sizi bu kadar rahatsız ediyordu ise, o zaman niye atama yaptınız, demezler mi insana.
Şöyle de bir gerçek var ortada, her yıl en az 30-40 bin yeni öğretmen mezun oluyor, bu da demek oluyor ki atanamayan öğretmenler kervanı çığ gibi büyümeye devam edecek.
Bu kadar öğretmen fazlamız varken acaba üniversitelerde mezun olacak öğretmen sayısını azaltmak için herhangi bir çalışma başlatıldı mı. Yoksa sadece üniversite açmış olmak için üniversiteler açıldı ve mezun vermeye aynı şekilde devam edecekler mi?
Üniversitelerde öğretmenlik bölümlerine bu yıl kaydolanları da hesaba kattığımızda 4 yıl sonra elimizde en az 400 bin atanmamış öğretmeniz olacak. Yani,10 yılda mezun olacak öğretmen kadar fazlamız var. Bu da demektir ki, biz ancak Eğitim Fakültelerinin eğitimlerine bugünden itibaren 10 yıl ara verirsek,on yıl içinde elimizde öğretmen fazlamız kalmayacak,on yıl sonrada,yıllık ihtiyacımız kadar kadroyu eğitim fakültelerine vererek mezun olan her öğretmenin atamasını yapabileceğiz.
Öğrenci sayısının her yıl 1.4 milyon arttığı ülkemizde her sınıfı 30 kişiden hesaplarsak her yıl öğretmen ihtiyacımız ortalama 50 bin artacaktır..
Beklide bu arada MEB’nın öğretmen atamalarında ki 40 yaş sınırına takılarak ataması yapılamayacak duruma düşen öğretmenlerimizde olacaktır.
16 yıllık eğitim-öğretim sürelerinin ilk 12 yılında belki de hiç öğretmenlik hayali kurmayan, ancak son dört yılında eğitim fakültelerini kazanarak öğretmenlik için ilk adımlarını atan ve mezun olan on binlerce öğretmene başınızın çaresine bakın demek, uygun olmadı sanırım.
Ulu önderimiz M. Kemal Atatürk,’“Milli Eğitim işlerinde kesinlikle zafere ulaşmak lazımdır. Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak bu şekilde olur. Bu zafere ulaşılması için hepimizin tek vücut ve tek düşünce olarak esaslı bir program üzerinde çalışması lazımdır. Bence bu programın iki önemli noktası vardır: Sosyal hayatımızın ihtiyaçlarına uyumlu olması, çağın gereklerine uygun olmasıdır’’demişti.
Oysa biz şuan görüyoruz ki, Milli Eğitim işlerimiz sosyal hayatımızın ihtiyaçlarına uyumlu değildir.
Ülkemiz genelinde 154 Üniversitemiz oluşu tabi ki güzel, ancak mezun olanların iş bulamadığı üniversitelerin ne kadar yararlı olacağı da tartışılması gereken konulardan birisi olsa gerek.
Öğretmenlik mesleğini icra edebilmek için KPSS engelini geçmeye çalışan öğretmenlerimiz, kendilerine uygun nasıl bir iş bulabilirler acaba diye düşündüm. Dershaneler kolay kolay almıyorlar, alsalar da boğaz tokluğuna alıyorlar, Sanayide çırak olarak işe başlama yaşları çoktan geçmiş. Yapabilecekleri iş garsonluk, kasiyerlik, tezgahtarlık. Bu meslekleri de icra ederken oradaki müşterilerinin yarın atanıp öğrencileri olduğunda, öğretmenleri hakkında ne düşüneceklerini, açıkçası ben düşünmek istemiyorum.
Eğer önlem alınmazsa, atanamayan öğretmenlerimiz ülkemizde meydana gelecek doğal afetlere sevinmeli mi yoksa üzülmeli mi? Tabi ki ben hiçbir öğretmen arkadaşımın böyle bir olaya sevineceğine ihtimal veremiyorum. Ama örneği çok yakın zamanda yaşandı. Van’da yaşanan deprem felaketinde toplam ölü sayısı 600 ve bunlardan yaklaşık 100 tanesi öğretmen iken, atama yapılan öğretmen sayısı 800 oldu.Şu an Van’a ataması yapılan öğretmenlerden kaç tanesi ne zaman nereye atanacak.
Atanmayı bekleyen dörtyüz bin öğretmen kardeşim, dörtyüz bin anneniz, dörtyüz bin babanız ve dörtyüz bin eşiniz veya sevgiliniz toplam sayınız bir milyon altıyüz bin.
50 milyon seçmeni olan ülkemizde seçime etkiniz sadece % 3,2. Seçimlerde denge değiştirecek sayımı, hayır.
Boşuna uğraşmayın,
sayın bakanım haklı.
Başınızın çaresine bakın.
Ne zaman sayınız dengeleri değiştirecek yüzdeye ulaşırsa, bilin ki birileri sizin sesinizi duyacaktır.
Allah yardımcınız olsun.
Abdullah UYSAL
Bu habere yorum yapan ilk siz olun!