Geçtiğimiz günlerde Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in Milli Eğitim Müdürleri ile yaptığı toplantıda, öğrenim durumuna dayanan özür grubu tayinlerine engel olacağını açıklaması sonrasında bir belirsizlik oluştu.
Bu belirsizliğin giderilmesi için Türk Eğitim Sen ve Anadolu Eğitim Sendikası'ndan talepler iletildi MEB'e ve Bakan'ın kendisine. Şu ana kadar beklenen açıklama gelmedi. Biz de durumla ilgili görüşlerimizi sunmaya devam ediyoruz:
BAKAN YANLIŞ MI ANLAŞILDI?
Sayın Dinçer'in açıklamasında üzerinde durduğu nokta, bulunduğu ilden tayin alabilmek için öğrenim durumu özrü oluşturan öğretmenlerdir. Bu açıdan bakarsak birçok üniversitenin açtığı tezsiz yüksek lisans programlarının hedefte olduğu düşünülebilir. A üniversitesinin açtığı Kamu Yönetimi tezsiz yüksek lisans programına dönemlik ücret olarak 2500-3000 lira verebilecek kim vardır? Cevap veriyorum: A üniversitesinin bulunduğu ile tayin almak isteyen öğretmenler. Kayıt olmak için bu parayı verecek, tayini gerçekleşecek ve bir daha da bu programa devam etmeyecektir.
Öyleyse Bakan Dinçer'in sözleri, maksadını aşmış veya da maksadını yanlış anlatmıştır diyebiliriz.
Sayın Dinçer'in radikal ve öğretmenleri çok üzecek görüşlere sahip olduğunu daha önce de belirtmiştik. Üstelik son seçimlerden zaferle ayrılan ve icraatları halk tarafından beğenilmiş ve destek görmüş bir iktidarın bakanı olarak Dinçer'in, öğrenim özrü tayinlerini topyekûn kaldırmak isteyebileceğini de göz ardı etmiyoruz. Ancak yine de, Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nde yapılacak bir değişiklikle devam zorunluluğu bulunmayan yüksek lisans ve doktora programları ile alan dışı tezsiz yüksek lisansların öğrenim durumu özrü kapsamından çıkarılacağını tahmin etmek yanlış olmaz.
ÖĞRENİM ÖZRÜ TAYİNİ YASAL HAKTIR
Öğrenim durumu özrü tayinleri bütünüyle engellenemez. Anayasa ve Milli Eğitim Temel Kanunu'ndan dayanak alan bu tayinlerin bütünüyle engellenmesi için yapılacak yönetmelik değişiklikleri, mahkeme kapılarından geri çevrilecek bir hata olur.
Son olarak şunu da hatırlatalım;
Sayın Bakan, öğrenim özrü tayinlerini bütünüyle engellemeyi veya da suiistimal edenleri durdurmayı düşünmeden önce, öğretmenlerin buna niçin mecbur kaldıklarını da düşünsün. Olumsuz koşullarda görev yaparken yıllardır aynı bölgeden çıkamayan -başta sınıf öğretmenleri olmak üzere- öğretmenlerin sorunlarına da bir zahmet eğilsin!
Abbas YÜKSEK
personelmeb.net@gmail.com
benim güzel yorumlara yorum yok mu hacılarr herkes birbirini götürüü bee bu sitede ben avrat istiyom ilk isteğim buu sobramm khk neyim istiyom sonramm öğrenim özrüü istiyomm en son da bakan olcam bakanı defetmek istiyomm ohh beee yürüü yavrum yürüü fistanını sürrüüü heyyt beee vir coşkuyu aborii:)))
ben de öğrenim özrü istiyom gideyim japonyaya neyim geyşalardan öğreneyim ya da rusyaya gidip beyaz avratlardan öğreneyim bu zevkli işi ohhh:)))gel keyfim gelll:)))bana özür açsınlar gardaşımmm:))biz burda amme hizemti yapıyokkkk pııırtttt zırtttt kaba kaatt deel hanimmm nerde hunimm abooo:)))öğrenim özrüüüüüüüüü ürürürürrüüüüüü horoz ötiiii gıçı ötiiii
Öğrenim özrü atamaları bir anda nasıl probleme dönüştürülüp kaldırılabilir. Bakan eylül ayından beri bu konuyla ilgili, birbirile hiç alakası olmayan 6 farklı açıklama yaptı. Bu nasıl iştir??
Bizler vatanın her köşesinde bin bir zorlukla görevlerini yapmaya çalışan, bu zorluklar karşısında yılmayan ,öğrencilerimizi kendi çocuklarımızdan ayırt etmeyen ,onlar için samimiyetle tüm gayretini ortaya koyan öğretmenleriz.Ancak unutulmamalıdır ki her öğretmen de nihayetinde bir anne ya da bir babadır ve onların da çocuklarının aile şefkatine ihtiyacı vardır.
Bilindiği üzere Milli Eğitim Bakanımız Sayın Ömer Dinçer 5.12.2011 tarihinde yayınladığı genelge ile öğretmen eş durumu atamalarında il emrini kaldırdığını,bundan sonra atamaların hizmet puanı üstünlüğüne göre düzenleneceğini ,bu duruma göre de atanamayanların ücretsiz izine ayrılabileceğini belirtmiştir.Böylece ailemizin bulunduğu şehre hizmet puanı yetersizliğinden dolayı atanamamamız durumunda bize iki seçenek sunulmaktadır; birincisi üç yıla kadar ücretsiz izin almamız, ikincisi ise olduğumuz yerde çalışmaya devam etmemizdir. Bizler zaten borç harç içinde ay sonunu getirmeye çalışmaktayız ve ücretsiz izin seçeneğinin acımasızca bir seçenek olduğunu düşünüyoruz.Çünkü hiçbir öğretmen veya memur ne eşinden ayrı kalmak ne de ücretsiz izine ayrılarak boş boş oturmak için onlarca yılını okumak için harcamıştır İkinci seçenekte ise ailemizin bulunduğu şehre gidebilmek için hizmet puanı toplamamız lazım gelmekte ve bu puan için yıllarca ailemizden uzakta çalışmamız gerekmektedir.Aramızda yeni evlenen arkadaşlarımız, hamile veya yeni doğum yapmış olanlar, küçük çocuğu olanlar var. Bu durumdaki insanlar yıllarca ailelerinden uzakta çalışmak zorunda kalacaktır.Belki bu hamile ya da çocuklarına bakan öğretmenlerimizin başına bir şey gelecek bu durumda yanlarına ilk olarak koşacak olan eşleri yanlarında bulunamadığı için çok vahim durumlar ortaya çıkacaktır.Öğretmenlerin bu şartlarda çalışmasının öğrencilere, dolayısıyla bir kuşağa ne derece faydalı olacağı ise tartışmaya açık bir konudur. Zaten il emri uygulaması da bu durumda olan bir bayan öğretmenin durumundan etkilenilerek Sayın Başbakanımız ve o zamanki bakanımız Sayın Nimet Çubukçu’nun emriyle 2009 yılında yeniden hak olarak bizlere verilmiştir.Zaten Sayın Bakanımız Ömer Dinçer bu genelgeyi yayınladıktan hemen sonra önce yapmayacağım deyip sonra aniden vazgeçerek yaptığı ara öğretmen eş durumu atamasında il emrini hak olarak meslektaşlarımıza vermiştir.Bu hakkın yapılmayacak denilip aniden yapılan ara atamada hak olarak verilip ana atama olan yaz grubu atamasında bizlere verilmemesi de ayrı bir çelişkidir.
Bir kurum öncelikle çalışanlarını mutlu etmek ve onun yaşam standartlarını yükseltmekle başarıyı yakalar.Eşlerinden ayrı çalıştırmak zorunda kalacağınız öğretmenlerle eğitim gibi önemli alanda da verim artışı beklemek hayal olacaktır.Çünkü eşlerinden ayrı çalışan ve akılları sürekli eşlerinde ve çocuklarında olan öğretmenler zihinlerini ne derecede eğitime yoracaklardır.Bu düşünülmesi gereken önemli bir noktadır.
Aile kurmak ve aileyle yaşamak her insanın en temel hakkıdır.Bu hak hem dinimizce hem anayasamız hem de evrensel insan haklarıyla garanti altına alınmıştır.Yukarıda saydığımız nedenlerle öğretmenlerin eşlerinden ayrı bırakılması hiçbir şekilde kabul görülebilecek bir durum değildir.Bu durumun çocukların ve eşlerin ruhlarında açacağı sonuçları çok vahim olacaktır.Siz de anne veya babasınız lütfen elinizi vicdanınıza koyarak sadece bir dakika düşünün. Siz de böyle bir durumda olmak,eşinizi ayda yılda bir görmek,çocuğunuzun o minik ellerini ve güzel kokan tenini yılda bir kere öpmek ister miydiniz?Böyle bir durum içinizi acıtmaz mıydı?Eşlerin birbirlerinden ayrı bırakılmaya zorlanması ne derece doğrudur? Bu hangi çocuğun göz yaşına ,hayal kırıklığına değer?
Bu sorulara cevap vermeniz bile halimizi anlamanıza yardımcı olacaktır.Eşleri birbirlerinden ayırarak eğitim işlerinin yürütülmeye çalışılması bir çözüm değil tersine büyük bir çözümsüzlüğün başlangıcıdır.
Sayın Bakanımız il emri uygulamasını kaldırmazsa ve atamalarda 30 Eylül’ü baz alırsa bu saydığımız olumsuzlukların hiçbirisi gerçekleşmeyecek ve bunca masum çocuk ve öğretmen mağdur edilmeyecektir.Böylece,anneler ve babalar çocuklarına ,çocuklar ise anne ve babalarına kavuşmuş olacak ve bizler ailemizin yanında olmanın vereceği huzur ve mutlulukla geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza daha faydalı olabileceğiz. Mesleğimizi daha verimli şekilde icra etmiş olacağız.
Anayasa da yer alan aynı zamanda Allah katında da kutsal olan aile birliğini sağlayabilmemiz adına bu konuyla ilgileneceğinizi düşünüyoruz. Durumumuzu ve mağduriyetimizi bilgilerinize arz ederim.
arkadaşlar eğitim anayasal bir haktır ha kimsenin gücü yetmez buna ...bakanımızında anlayışlı davranıp bu konuya bi an önce açıklık getireceğini düşünüyorum
nasıl bir düşüncedir bu anlamadım.hem öğretmenlere kendinizi yetiştirin diyorlar hem öğretmenin öğrenim hakkını elinden alıyorlar.kaldırıldı mı şimdi tamamen.kimi hayır kalkmadı diyor kimisi mahkemeye vercem diyor.lütfen bir bilgi verin
bakanlık öğrenim özrünü kullanan ile kullanmayanı ayıramıyorsa bu onların ayıbı. sorsunlar bize akıl verelim bari. yollara döktüğümüz para ve çektiğimiz eziyetler yeter dedirtiyor. ne olur yazarlarımızdan destek bekliyoruz.
Eğitim hakkını kaldırmak ya da sınırlamak olmaz. Gerçek çözüm, mezuniyet şartı getirilmesidir. Mezuniyet şartı: Herkes duydu mu! Kaldırılması ya da sınırlanması değil.
KEndi alanında yapanın tayin için yapmayacağı ne malum! Asıl adam bunu suistimal eder, kendi alanımda yapıyorum kimse bişey diyemez diye tayin için de yapabilir. bi insan zaten alanında 4 yıl okumuş, asıl kendini alandışında yetiştirmeli. Alandışı ve tezsiz neden üvey evlat, onlar eğitim değil mi!!!!!! tek suistimal orda mı, sahte nikahlar sahte raporlar hiç mi yok? evliliği de kaldırın zaman
bakanın tayini kaldırmadaki en önemli amacı özellikle sınıf öğretmenlerini doguya yerleştirmek ve en az 5 yıl öğrencilerin başında tutmak istemesi.cünkü bütün öğretmenlerde biliyor ki öğretmenler arasında tayini en zor sınıfcılardır.bir sınıfcı 5 yıl çalışsa maksimum 150 puan alır ve yerinden oynayamaz.gitse bile yine ücra bi köye gider.ama branşcılar 150 puanla daha iyi yerlere gider.3 yılda yer değiştiren branşcı cok arkadasım oldu üç kuruş puana.bakan düşünemiyorsa benden tavsiye:eğer dogudaki öğretmenlere maddi anlamda destek verirsen ve su kadar yıl görev yapın sonra tayininizi otamatik vercez dersen bakın görün kimse yerinden kımıldamaz ve ileriki hayatlarını düşünerekten daha verimli olurlar.kulağına küpe olsun efendi!!!!!!
BİR DEVLET DÜŞÜNÜN Kİ HER NE SEBEPLE OLURSA OLSUN YÜKSEK LİSANS YAPMANIN ÖNÜNÜ AÇACAĞINA KAPAMAYA ÇALIŞYOR VE AKADEMİK KARİYERDEN, EĞİTİMİN KALİTELİ OLMASINDAN BAHSEDİYOR. BURADA BAZI YORUMLARI OKUYORUM, ADAM SADECE KENDİNİ DÜŞÜNÜYOR, HENGİ SEBEPLE OLURSA OLSUN SUİSTİMAL EDİLSE BİLE ÖĞRENİM ÖZRÜNÜ ENGELLEYEN KİŞİLERİ HAYRET VE DEHŞETLE SEYREDİYORUM.
Arkadaşım bu öğrenim özürünü kimler kullanıyor ? genelde sınıfcılar ve akedemik kariyer yapmak isteyen branş öğretmenleri. Peki Branş Öğretmenleri zaten çoğu üni veristenin aradığı 3 yıl meslek deneyimini yaptıktan sonra şartını sağladıktan sonra zaten tayini özre gerek kalamdan yapılıyor. Kariyerini alsın almasın demiyoruz: Ya sınıfçılar 8 yıldır doğudayım. Gidemiyorum. gitçeğim mersin ilinde açık yok. (zamanında torpille özür le dolmuş) peki benim hakkım yok mu gitmeye arkadaşım? Eğer yok diyorsan gel birazda sen çalış benle ben batıya geçeyim.
merhaba .Sizlere tamamıyla katılmakla birlikte kendi mağduriyetimi de belirtmek isterim.Geçen yıl eşimden ayrıldım 10 senelik öğretmenim ve bir ilçede görev yapıyorum.Ailemse benden on saat uzaklıkta.Bir çocuğum var ve burada eşimle aynı ilçede üstelik bayan olarak çalışmak ve yaşamak zorundayım.Neden?çünkü boşanma özrü,suistimaller yüzünden kaldırılmış!Devletimiz bu suistimalleri takip edemeyecek kadar zavallı.Bu sebeple bizler mağduruz bunu kime duyuracağız?Kim duyacak?Öğrenim özrü tamam ama ya bu özür nereye gitti?
bir öğretmenin kendini geliştirmesine hemen hemen herkes karşı...öğrencilerin olduğu kadar bizim de eğitim hakkımız değil mi? ama yok, biz iki yüzlüyüz...hem sadece bakanlık da değil, diğer öğretmenler de bizler hakkında böyle düşünüyor...yazık, gerçekten de "eğitim şart" bazılarına
güzel bir konu ama neden sadece öğrenim özrü ele alyor bu bakanlık ozaman söyle bir durumda var... eşi 8 ay bulunduğu yerde çalışıp daha sonra doğum borçlanması yaptırarak 12 aya tamamlatıp tayin çıkartıla biliyor ve 12 ay dan sonra bir daha sigorta yatırılmadan normal hayata devam ediyor... şimdi bunun eğitim özründen farkı ne.... bence bakanlık suçu kendinde arasın bir kesim 8-10 sene doğudan çikamazken diğer kesimi doğuya göndermeyen kendisi..... bu nasıl iştir...
öğrenim özrünün suistimal edildiği düşünülerek öğrenim özrü kaldırılmadan önce sağlam bir temele dayandırılmalıydı cünkü binbir zorlukla kendi bölümündeki master programına yerleşip akademik olarak gerçekten ilerlemek isteyen arkadaşlar ki bende buna dahilim .. asıl büyük haksızlık bize yapıldı.. yargı yoluna başvuracağım..
hakkaten çok güzel bir yazı olmuş yazanın eline sağlık öğretmende insan canavar değilki!!!! onunda bir sabrı bir psikolojisi birde ailesi,master doktora kısacası kendini geliştirme hakkı var.vizyonsuz misyonsuz müdürleri çekioruz üstüne birde sanki çok rahattı öğretmen!!!
özür atama mağduru değilim ama meslekdaşlarım ve kendi adıma bu düzenlemelerin şimdi ve gelecekte çok fazla mağduriyet ortaya çıkardığı ve çıkaracağı kesin. Tüm öğretmenler bunun için birlik olmalı. Bugun mağdur değilim ama yarın hastalanabilirim, aile olabilirim, eğitimime devam edebilirim. Sağlık özrü süreye bakılmaksızın yapılmalı ve diğerleri de daha önceki gibi iki kez yapılmalıdır.
Bakan sanırım doğrucu Davud..Evet y.lisansı diyelim ki tayinimizi çıkarmak için yapıyoruz..Bu kadar haksızlığın olduğu,torpille yer değiştiren öğretmenlerin,sürekli rapor alanların yanında bunu istemek günah mı..Ailelerin ayrı kalması,bebeklerin ortada sürünmesi aile birliğinin bozulması daha doğru değil mi..Bekarım,iyi de bir yerde öğretmenim ama bu yorumları okudukça meslektaşlarıma üzülüyorum,lütfen herkes elini taşın altına koysun yoksa bu memleket hiçbir yere gidemez..Bakan da öğrencilerimizle ilgilensin öğretmenlerle bu kadar çok ilgileneceğine..Biz ne kadar kutsal bir göreve imza attığımızı biliyoruz,her şeyi de sonuna kadar hak ediyoruz,kimse haftanın 30 saati konuşarak,boğaz patlatarak ders anlatmıyor..
ülkemin eğitiminden sorumlu bakanlık kendi çalışanının eğitim hakkını elinden alıyor insanların kendini geliştirmesi engellenmemli bence her yaşta her meslekte insalar becerebiliyorlarsa eğer ve istiyorlarsa eğitim almaı ve bir basamak yukarı çıkmalı eğitimden sorumlu bakanlığın bundan gurur duyacağı yerde engellemeye çalışması trajikomik
n eilginçtir ki eğitime karşı bir milli eğitim bakanlığımız var bu ne tezatlık. eğitime önem veriyoruz diyorlar master yapmak isteyen elemanının önünü tıkıyor, aile toplumun temeli diyorlar aile bozulursa herşey bozulur diyorlar eş durumu tayinlerini yılda bir kez yapıyorlar eşleri 2 yıl bir birinden ayrı tutuyorlar bu ne lahana bu ne turşu anlayamadım
öğretmenler kendini yenilesin geliştirsin deniyor ama yüksek lisans doktora yapmak istediklerinde bir şekilde engel olunuyor eğitimin iyileştirilmesi için kendini bu şekilde yenileyen ve geliştirmek için çaba gösteren öğretmenlere destek olunması gerekmezmi
yıllardır doğudayım, ailemin yanında olmak istiyorum artık. malesef ilime gidebilmem için daha 5-6 sene daha çalışmam gerek. sistem değişmediği sürece SAHTE EVLİLİKLER DE daha da artacaktır.
YorumlarToplam 30 yorum mevcut
merveee 1 hafta önce yorumlandı
bence milli egitim bakani egitim ozrunun ne demek oldugunu bilmiyordu .ogremenin uc ay tatili var diyen insan sonucta
dimdikk 3 hafta önce yorumlandı
benim güzel yorumlara yorum yok mu hacılarr herkes birbirini götürüü bee bu sitede ben avrat istiyom ilk isteğim buu sobramm khk neyim istiyom sonramm öğrenim özrüü istiyomm en son da bakan olcam bakanı defetmek istiyomm ohh beee yürüü yavrum yürüü fistanını sürrüüü heyyt beee vir coşkuyu aborii:)))
dimdikk 4 hafta önce yorumlandı
ben de öğrenim özrü istiyom gideyim japonyaya neyim geyşalardan öğreneyim ya da rusyaya gidip beyaz avratlardan öğreneyim bu zevkli işi ohhh:)))gel keyfim gelll:)))bana özür açsınlar gardaşımmm:))biz burda amme hizemti yapıyokkkk pııırtttt zırtttt kaba kaatt deel hanimmm nerde hunimm abooo:)))öğrenim özrüüüüüüüüü ürürürürrüüüüüü horoz ötiiii gıçı ötiiii
fatoş salman 1 ay önce yorumlandı
vanda 5yıldır çaelışıyorum depremi gördüm daha neyi görmem gerekiyor?biri anlatsın bana...ğitim özründen gidemeyeceğiz peki biz nasıl gideceğiz???
Selim GÜNER 2 ay önce yorumlandı
Öğrenim özrü atamaları bir anda nasıl probleme dönüştürülüp kaldırılabilir. Bakan eylül ayından beri bu konuyla ilgili, birbirile hiç alakası olmayan 6 farklı açıklama yaptı. Bu nasıl iştir??
esra akça 2 ay önce yorumlandı
Bizler vatanın her köşesinde bin bir zorlukla görevlerini yapmaya çalışan, bu zorluklar karşısında yılmayan ,öğrencilerimizi kendi çocuklarımızdan ayırt etmeyen ,onlar için samimiyetle tüm gayretini ortaya koyan öğretmenleriz.Ancak unutulmamalıdır ki her öğretmen de nihayetinde bir anne ya da bir babadır ve onların da çocuklarının aile şefkatine ihtiyacı vardır.
Bilindiği üzere Milli Eğitim Bakanımız Sayın Ömer Dinçer 5.12.2011 tarihinde yayınladığı genelge ile öğretmen eş durumu atamalarında il emrini kaldırdığını,bundan sonra atamaların hizmet puanı üstünlüğüne göre düzenleneceğini ,bu duruma göre de atanamayanların ücretsiz izine ayrılabileceğini belirtmiştir.Böylece ailemizin bulunduğu şehre hizmet puanı yetersizliğinden dolayı atanamamamız durumunda bize iki seçenek sunulmaktadır; birincisi üç yıla kadar ücretsiz izin almamız, ikincisi ise olduğumuz yerde çalışmaya devam etmemizdir. Bizler zaten borç harç içinde ay sonunu getirmeye çalışmaktayız ve ücretsiz izin seçeneğinin acımasızca bir seçenek olduğunu düşünüyoruz.Çünkü hiçbir öğretmen veya memur ne eşinden ayrı kalmak ne de ücretsiz izine ayrılarak boş boş oturmak için onlarca yılını okumak için harcamıştır İkinci seçenekte ise ailemizin bulunduğu şehre gidebilmek için hizmet puanı toplamamız lazım gelmekte ve bu puan için yıllarca ailemizden uzakta çalışmamız gerekmektedir.Aramızda yeni evlenen arkadaşlarımız, hamile veya yeni doğum yapmış olanlar, küçük çocuğu olanlar var. Bu durumdaki insanlar yıllarca ailelerinden uzakta çalışmak zorunda kalacaktır.Belki bu hamile ya da çocuklarına bakan öğretmenlerimizin başına bir şey gelecek bu durumda yanlarına ilk olarak koşacak olan eşleri yanlarında bulunamadığı için çok vahim durumlar ortaya çıkacaktır.Öğretmenlerin bu şartlarda çalışmasının öğrencilere, dolayısıyla bir kuşağa ne derece faydalı olacağı ise tartışmaya açık bir konudur. Zaten il emri uygulaması da bu durumda olan bir bayan öğretmenin durumundan etkilenilerek Sayın Başbakanımız ve o zamanki bakanımız Sayın Nimet Çubukçu’nun emriyle 2009 yılında yeniden hak olarak bizlere verilmiştir.Zaten Sayın Bakanımız Ömer Dinçer bu genelgeyi yayınladıktan hemen sonra önce yapmayacağım deyip sonra aniden vazgeçerek yaptığı ara öğretmen eş durumu atamasında il emrini hak olarak meslektaşlarımıza vermiştir.Bu hakkın yapılmayacak denilip aniden yapılan ara atamada hak olarak verilip ana atama olan yaz grubu atamasında bizlere verilmemesi de ayrı bir çelişkidir.
Bir kurum öncelikle çalışanlarını mutlu etmek ve onun yaşam standartlarını yükseltmekle başarıyı yakalar.Eşlerinden ayrı çalıştırmak zorunda kalacağınız öğretmenlerle eğitim gibi önemli alanda da verim artışı beklemek hayal olacaktır.Çünkü eşlerinden ayrı çalışan ve akılları sürekli eşlerinde ve çocuklarında olan öğretmenler zihinlerini ne derecede eğitime yoracaklardır.Bu düşünülmesi gereken önemli bir noktadır.
Aile kurmak ve aileyle yaşamak her insanın en temel hakkıdır.Bu hak hem dinimizce hem anayasamız hem de evrensel insan haklarıyla garanti altına alınmıştır.Yukarıda saydığımız nedenlerle öğretmenlerin eşlerinden ayrı bırakılması hiçbir şekilde kabul görülebilecek bir durum değildir.Bu durumun çocukların ve eşlerin ruhlarında açacağı sonuçları çok vahim olacaktır.Siz de anne veya babasınız lütfen elinizi vicdanınıza koyarak sadece bir dakika düşünün. Siz de böyle bir durumda olmak,eşinizi ayda yılda bir görmek,çocuğunuzun o minik ellerini ve güzel kokan tenini yılda bir kere öpmek ister miydiniz?Böyle bir durum içinizi acıtmaz mıydı?Eşlerin birbirlerinden ayrı bırakılmaya zorlanması ne derece doğrudur? Bu hangi çocuğun göz yaşına ,hayal kırıklığına değer?
Bu sorulara cevap vermeniz bile halimizi anlamanıza yardımcı olacaktır.Eşleri birbirlerinden ayırarak eğitim işlerinin yürütülmeye çalışılması bir çözüm değil tersine büyük bir çözümsüzlüğün başlangıcıdır.
Sayın Bakanımız il emri uygulamasını kaldırmazsa ve atamalarda 30 Eylül’ü baz alırsa bu saydığımız olumsuzlukların hiçbirisi gerçekleşmeyecek ve bunca masum çocuk ve öğretmen mağdur edilmeyecektir.Böylece,anneler ve babalar çocuklarına ,çocuklar ise anne ve babalarına kavuşmuş olacak ve bizler ailemizin yanında olmanın vereceği huzur ve mutlulukla geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza daha faydalı olabileceğiz. Mesleğimizi daha verimli şekilde icra etmiş olacağız.
Anayasa da yer alan aynı zamanda Allah katında da kutsal olan aile birliğini sağlayabilmemiz adına bu konuyla ilgileneceğinizi düşünüyoruz. Durumumuzu ve mağduriyetimizi bilgilerinize arz ederim.
Saygılarımızla…
abbas 3 ay önce yorumlandı
arkadaşlar eğitim anayasal bir haktır ha kimsenin gücü yetmez buna ...bakanımızında anlayışlı davranıp bu konuya bi an önce açıklık getireceğini düşünüyorum
gamze 3 ay önce yorumlandı
nasıl bir düşüncedir bu anlamadım.hem öğretmenlere kendinizi yetiştirin diyorlar hem öğretmenin öğrenim hakkını elinden alıyorlar.kaldırıldı mı şimdi tamamen.kimi hayır kalkmadı diyor kimisi mahkemeye vercem diyor.lütfen bir bilgi verin
yeter be 3 ay önce yorumlandı
bakanlık öğrenim özrünü kullanan ile kullanmayanı ayıramıyorsa bu onların ayıbı. sorsunlar bize akıl verelim bari. yollara döktüğümüz para ve çektiğimiz eziyetler yeter dedirtiyor. ne olur yazarlarımızdan destek bekliyoruz.
Osman 4 ay önce yorumlandı
Eğitim hakkını kaldırmak ya da sınırlamak olmaz. Gerçek çözüm, mezuniyet şartı getirilmesidir. Mezuniyet şartı: Herkes duydu mu! Kaldırılması ya da sınırlanması değil.
Osman 4 ay önce yorumlandı
KEndi alanında yapanın tayin için yapmayacağı ne malum! Asıl adam bunu suistimal eder, kendi alanımda yapıyorum kimse bişey diyemez diye tayin için de yapabilir. bi insan zaten alanında 4 yıl okumuş, asıl kendini alandışında yetiştirmeli. Alandışı ve tezsiz neden üvey evlat, onlar eğitim değil mi!!!!!! tek suistimal orda mı, sahte nikahlar sahte raporlar hiç mi yok? evliliği de kaldırın zaman
Kadir AVCI 4 ay önce yorumlandı
Sayın Bakanımm, Bizler şubatta ataması yapılmayan eğitim özrü mağdurlarıyız.Bır kısmımız devlet üniversitesınde bır kısmımız özel ünıversıtede eğitim görmekte.Sonucta hepımız aynı sürecten gectık.Alesı kazandık ,dil sınavını gectık,mülakata çalıştık.Gecen gunlerde Cnn kanlına röpörtaj verdiniz ve orada öğretmenlerımızın nıtelıgını arttıracagız,ülkemızde ögretmenlerımızn sadece %7 'si yüksek lısans yapmıs dedınız.Böyle söylemısken bızlerı engellemek yerıne ögrenımıze devam etmemızı tesvık etmenız daha ıyı olmaz mı.?Devlet ünıversıtelerıyle protokol ımzalayıp bıze kolaylık saglasanız eğitimde kalıte yükselmez mı?.Bizler çalışırken hem ales
isa zor 4 ay önce yorumlandı
bakanın tayini kaldırmadaki en önemli amacı özellikle sınıf öğretmenlerini doguya yerleştirmek ve en az 5 yıl öğrencilerin başında tutmak istemesi.cünkü bütün öğretmenlerde biliyor ki öğretmenler arasında tayini en zor sınıfcılardır.bir sınıfcı 5 yıl çalışsa maksimum 150 puan alır ve yerinden oynayamaz.gitse bile yine ücra bi köye gider.ama branşcılar 150 puanla daha iyi yerlere gider.3 yılda yer değiştiren branşcı cok arkadasım oldu üç kuruş puana.bakan düşünemiyorsa benden tavsiye:eğer dogudaki öğretmenlere maddi anlamda destek verirsen ve su kadar yıl görev yapın sonra tayininizi otamatik vercez dersen bakın görün kimse yerinden kımıldamaz ve ileriki hayatlarını düşünerekten daha verimli olurlar.kulağına küpe olsun efendi!!!!!!
ONUR GÜVEN 5 ay önce yorumlandı
BİR DEVLET DÜŞÜNÜN Kİ HER NE SEBEPLE OLURSA OLSUN YÜKSEK LİSANS YAPMANIN ÖNÜNÜ AÇACAĞINA KAPAMAYA ÇALIŞYOR VE AKADEMİK KARİYERDEN, EĞİTİMİN KALİTELİ OLMASINDAN BAHSEDİYOR. BURADA BAZI YORUMLARI OKUYORUM, ADAM SADECE KENDİNİ DÜŞÜNÜYOR, HENGİ SEBEPLE OLURSA OLSUN SUİSTİMAL EDİLSE BİLE ÖĞRENİM ÖZRÜNÜ ENGELLEYEN KİŞİLERİ HAYRET VE DEHŞETLE SEYREDİYORUM.
mstf 5 ay önce yorumlandı
Arkadaşım bu öğrenim özürünü kimler kullanıyor ? genelde sınıfcılar ve akedemik kariyer yapmak isteyen branş öğretmenleri. Peki Branş Öğretmenleri zaten çoğu üni veristenin aradığı 3 yıl meslek deneyimini yaptıktan sonra şartını sağladıktan sonra zaten tayini özre gerek kalamdan yapılıyor. Kariyerini alsın almasın demiyoruz: Ya sınıfçılar 8 yıldır doğudayım. Gidemiyorum. gitçeğim mersin ilinde açık yok. (zamanında torpille özür le dolmuş) peki benim hakkım yok mu gitmeye arkadaşım? Eğer yok diyorsan gel birazda sen çalış benle ben batıya geçeyim.
BURCU GÖKÇE 5 ay önce yorumlandı
merhaba .Sizlere tamamıyla katılmakla birlikte kendi mağduriyetimi de belirtmek isterim.Geçen yıl eşimden ayrıldım 10 senelik öğretmenim ve bir ilçede görev yapıyorum.Ailemse benden on saat uzaklıkta.Bir çocuğum var ve burada eşimle aynı ilçede üstelik bayan olarak çalışmak ve yaşamak zorundayım.Neden?çünkü boşanma özrü,suistimaller yüzünden kaldırılmış!Devletimiz bu suistimalleri takip edemeyecek kadar zavallı.Bu sebeple bizler mağduruz bunu kime duyuracağız?Kim duyacak?Öğrenim özrü tamam ama ya bu özür nereye gitti?
eğitim... 6 ay önce yorumlandı
bir öğretmenin kendini geliştirmesine hemen hemen herkes karşı...öğrencilerin olduğu kadar bizim de eğitim hakkımız değil mi? ama yok, biz iki yüzlüyüz...hem sadece bakanlık da değil, diğer öğretmenler de bizler hakkında böyle düşünüyor...yazık, gerçekten de "eğitim şart" bazılarına
halil darçın 6 ay önce yorumlandı
güzel bir konu ama neden sadece öğrenim özrü ele alyor bu bakanlık ozaman söyle bir durumda var... eşi 8 ay bulunduğu yerde çalışıp daha sonra doğum borçlanması yaptırarak 12 aya tamamlatıp tayin çıkartıla biliyor ve 12 ay dan sonra bir daha sigorta yatırılmadan normal hayata devam ediyor... şimdi bunun eğitim özründen farkı ne.... bence bakanlık suçu kendinde arasın bir kesim 8-10 sene doğudan çikamazken diğer kesimi doğuya göndermeyen kendisi..... bu nasıl iştir...
master01 6 ay önce yorumlandı
öğrenim özrünün suistimal edildiği düşünülerek öğrenim özrü kaldırılmadan önce sağlam bir temele dayandırılmalıydı cünkü binbir zorlukla kendi bölümündeki master programına yerleşip akademik olarak gerçekten ilerlemek isteyen arkadaşlar ki bende buna dahilim .. asıl büyük haksızlık bize yapıldı.. yargı yoluna başvuracağım..
çok gzel yazı 6 ay önce yorumlandı
hakkaten çok güzel bir yazı olmuş yazanın eline sağlık öğretmende insan canavar değilki!!!! onunda bir sabrı bir psikolojisi birde ailesi,master doktora kısacası kendini geliştirme hakkı var.vizyonsuz misyonsuz müdürleri çekioruz üstüne birde sanki çok rahattı öğretmen!!!
y kuyucu 7 ay önce yorumlandı
özür atama mağduru değilim ama meslekdaşlarım ve kendi adıma bu düzenlemelerin şimdi ve gelecekte çok fazla mağduriyet ortaya çıkardığı ve çıkaracağı kesin. Tüm öğretmenler bunun için birlik olmalı. Bugun mağdur değilim ama yarın hastalanabilirim, aile olabilirim, eğitimime devam edebilirim. Sağlık özrü süreye bakılmaksızın yapılmalı ve diğerleri de daha önceki gibi iki kez yapılmalıdır.
Deniz 7 ay önce yorumlandı
Bakan sanırım doğrucu Davud..Evet y.lisansı diyelim ki tayinimizi çıkarmak için yapıyoruz..Bu kadar haksızlığın olduğu,torpille yer değiştiren öğretmenlerin,sürekli rapor alanların yanında bunu istemek günah mı..Ailelerin ayrı kalması,bebeklerin ortada sürünmesi aile birliğinin bozulması daha doğru değil mi..Bekarım,iyi de bir yerde öğretmenim ama bu yorumları okudukça meslektaşlarıma üzülüyorum,lütfen herkes elini taşın altına koysun yoksa bu memleket hiçbir yere gidemez..Bakan da öğrencilerimizle ilgilensin öğretmenlerle bu kadar çok ilgileneceğine..Biz ne kadar kutsal bir göreve imza attığımızı biliyoruz,her şeyi de sonuna kadar hak ediyoruz,kimse haftanın 30 saati konuşarak,boğaz patlatarak ders anlatmıyor..
ASLI GÜRSEL 7 ay önce yorumlandı
Benim gibi birçok kişi ailesinden ,çocuğundan ayrı.Lütfen eş durumu tayinleri şubat ayında yapılsın.Aile birliğimiz bozulmasın
selma türkmen 7 ay önce yorumlandı
ülkemin eğitiminden sorumlu bakanlık kendi çalışanının eğitim hakkını elinden alıyor insanların kendini geliştirmesi engellenmemli bence her yaşta her meslekte insalar becerebiliyorlarsa eğer ve istiyorlarsa eğitim almaı ve bir basamak yukarı çıkmalı eğitimden sorumlu bakanlığın bundan gurur duyacağı yerde engellemeye çalışması trajikomik
selma türkmen 8 ay önce yorumlandı
n eilginçtir ki eğitime karşı bir milli eğitim bakanlığımız var bu ne tezatlık. eğitime önem veriyoruz diyorlar master yapmak isteyen elemanının önünü tıkıyor, aile toplumun temeli diyorlar aile bozulursa herşey bozulur diyorlar eş durumu tayinlerini yılda bir kez yapıyorlar eşleri 2 yıl bir birinden ayrı tutuyorlar bu ne lahana bu ne turşu anlayamadım
55.000 8 ay önce yorumlandı
sözünüzde durun artık yeteerrr kasımda 44.000 alım olmalı
kevser kara 8 ay önce yorumlandı
öğretmenler kendini yenilesin geliştirsin deniyor ama yüksek lisans doktora yapmak istediklerinde bir şekilde engel olunuyor eğitimin iyileştirilmesi için kendini bu şekilde yenileyen ve geliştirmek için çaba gösteren öğretmenlere destek olunması gerekmezmi
serap 8 ay önce yorumlandı
yıllardır doğudayım, ailemin yanında olmak istiyorum artık. malesef ilime gidebilmem için daha 5-6 sene daha çalışmam gerek. sistem değişmediği sürece SAHTE EVLİLİKLER DE daha da artacaktır.
ahmet 8 ay önce yorumlandı
ver 3 milyarı tayin iste bu adelet mi üçkağıtçılık mı biz de hizmet puanı biriktirelim hak mı
geo pangea 9 ay önce yorumlandı
1) Aralıkta kendi puanımla kadroya geçtim, KHK ile geçenler eş durumu tayini istedi ama ben isteyemedim
2) Haziranda dediler ki bize de bu haklar verilecek, herşeyi ona göre ayarladık,yaz boyu gözümüz internette, baktık ki yine yalan söylemişler
3) Dedik ki hadi neyse eylülden şubata kadar 5 ay daha bekleyelim, beklemeye koyulduk ama...
4) Şimdi bize diyorlar ki sadece yazın olacak eş durumu tayini, bir anda 1 yıl beklemek çıktı bize
5) Şimdi stres yüzünden ben de eşim de mide rahatsızlıklıklarıyla uğ raşıyoruz
6) Yanyana olamadığımız için çocuğumuz da yok, taşıma syla değirmen de dönmüyor
7) Eşime en yakın lisede 5 açık gözüktüğü halde hiç branştaşım yok, hepsi de ücretli
8) Şimdi ben tek odada yalnız, eşim evde yalnız, aramızda 1200 km mesafe var
9) Buna tek bir tanımlama bulabliyorum, açık ve seçik ZULÜM
10) Hakkımı buna sebep olan hiç kimseye helal etmiyorum