Eğitime Hazırlık Ödeneğinin tüm eğitim çalışanlarına verilmesi için kanun değişikliği teklifinin meclis gündemine alınıp alınmaması ile ilgili görüşmeler Meclis Genel Kurulu´nda yapıldı.
Eğitime Hazırlık Ödeneğinin tüm eğitim çalışanlarına verilmesi Kanun değişikliği teklifinin gündeme alınması DSP, MHP, CHP ve bağımsız milletvekillerinin kabul oyu vermesine karşın, AKP milletvekillerinin red oyu kullanması neticesinde kabul edilmedi.
işte Genel Kurul Tutanağı
23. Dönem 4. Yasama Yılı
129. Birleşim 06/Temmuz /2010 Salı
BAŞKAN - İç Tüzük´ün 37´nci maddesine göre verilmiş bir doğrudan gündeme alınma önergesi vardır, okutup işleme alacağım ve oylarınıza sunacağım.
Buyurun efendim:
- Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi´nin; 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin (2/398), İçtüzüğün 37 nci maddesine göre doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
(2/398) esas numaralı 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifim havale edildiği Plan ve Bütçe Komisyonunda kırk beş gün içinde görüşülmediğinden, İç Tüzük´ün 37´nci maddesine göre doğrudan Genel Kurul gündemine alınması hususunda gereğini arz ederim.
Hasan Erçelebi
Denizli
BAŞKAN - Teklif sahibi olarak Denizli Milletvekili Sayın Hasan Erçelebi, buyurun efendim.
HASAN ERÇELEBİ (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi Demokratik Sol Parti ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.
Gün geçmiyor ki televizyonları açtığımızda, radyoları açtığımızda şehit haberi almayalım, bir saldırı haberi almayalım. O yüzden gerçekten yüreğimiz yanıyor. Bugün yine 3 şehidimiz var. Şehitlerimize Allah´tan rahmet diliyoruz, halkımıza, milletimize sabır diliyoruz. Ama bu sabır nereye kadar? Bakıyoruz, dün Bakanlar Kurulu toplanamadı ve Sayın Başbakanımız yok. İnşallah bir an önce gelir, Hükûmet görevinin başında olur. Yüce Meclisimiz bu tür olaylara neden duyarsız diye de bazen düşünüyorum bir milletvekili olarak, Sayın Cumhurbaşkanımız liderler zirvesini neden yapmaz diye düşünüyorum. O yüzden, Hükûmetimizi, yüce Meclisimizi ve Sayın Cumhurbaşkanımızı, ülkemizin içinde bulunduğu bu zor durumdan çıkarmak için göreve davet ediyorum.
Sayın milletvekilleri, bugün, ülkenin gerçek gündemi olan bir konudaki bir kanun teklifimizle ilgili huzurunuza geldik. Hepinizin malumu, eğitim-öğretim yılı başladığında, eğitim-öğretim sınıfında olan öğretmenlerimize, okul müdürlerimize bir eğitim-öğretim hazırlık tazminatı verilir -geçen sene bu rakam 515 liraydı- bundan damga vergisinin dışında bir vergi de kesilmez. Ancak, yıllardır, bu tazminattan, bu ödenekten, aynı okulda görev yapan memurlar, hizmetliler, teknisyenler, aşçılar yararlanmaz; ilçe millî eğitim müdürleri, müdür yardımcıları, ilköğretim müfettişleri, mühendisler, teknisyenler yararlanmazlar.
Şimdi düşünün, bir yerde, aynı iş yerinde… Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar. denir; işte o yüzden, huzurunuza getirdiğimiz kanun teklifimizle eğitim-öğretime hizmet eden bütün sınıfların bu ödenekten yararlanmasını istiyoruz, böylece bir eksikliği de gidermiş olacağımızı düşünüyoruz. Anayasa´mızın eşitlik ilkesine göre, emeğe saygıya göre, çalışma barışının sağlanmasına göre bu kanun teklifimizin oylarınızla gündeme alınmasını istiyoruz.
Değerli milletvekilleri, şu anda bu ödenekten 650 bin kişi yararlanıyor. Peki, yararlanmayan ne kadar? 65 bin kişi yani onda 1. Düşünün, 10 kişiye birer somun veriyorsunuz, sadece 1 kişiyi ayırıyorsunuz. Bu, gerçekten hakka, hukuka, adalete sığmaz. Gelin, oylarınızla bu 65 bin kişiye de birer somun verelim, her senenin başında onlara da bu ödenekten yararlanma fırsatı verelim çünkü eğitim-öğretimin hazırlanmasında bu yardımcı personelin görevi en az öğretmenlerimiz kadar önemlidir. Sobayı bunlar yakar, tuvaleti bunlar temizler, kaloriferi bunlar yakar, bir çocuk bahçede düşse bunlar kaldırır. O hâlde, bunlar eğitim-öğretimin içinde değiller mi?
O yüzden sizden isteğimiz şudur: Bu çalışanlarımızın da, eğitim-öğretim sınıfında olduğu gibi, bu ödenekten yararlanmalarını sağlayacak bu yasa teklifimizi kabul ediniz. Kabul ediniz ki sosyal adaleti sağlamış olalım.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, konuşmanızı tamamlayınız efendim.
HASAN ERÇELEBİ (Devamla) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; eğitim-öğretim, insanların huzur içinde yaşadığı bir ortamda gerçekleşir. Bir okul ortamında eğer çalışanlardan bir kısmı yılda bir kez de olsa 500 liranın üzerinde bir ödenek alırken, o okulda belki 1 kişi, belki 2 kişi bu ödenekten mahrum edilirse bu oradaki çalışma barışını, oradaki olumlu ortamı bozar. O yüzden, geliniz, değerli milletvekilleri, ne olur, bu insanlara kulak verelim ve bunlara da evlerine bir somun götürecek bu ödeneği kendilerine verelim. Dediğim gibi 10 kişiden 1 kişidir, yüzde 10´dur.
Hepinize saygılar sunuyorum. Olumlu oylarınızı bekliyorum.
Sağ olun, var olun.
BAŞKAN - Sayın Erçelebi, teşekkür ediyorum.
Teklif üzerinde İstanbul Milletvekili Hasan Macit.
Buyurun efendim.
HASAN MACİT (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; yüce heyetinizi şahsım ve Demokratik Sol Parti adına saygılarımla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, doğrudan gündeme alınmasıyla ilgili, 657 sayılı Devlet Memurları Yasası´nın ek 32´nci maddesinin değişikliğiyle ilgili bir kanun teklifi. 657 sayılı Devlet Memurları Yasası gerçi yamalı bir bohçaya döndü. Kamu görevlileriyle ilgili bir düzenleme yapıldığında -geçici maddelerle veyahut da değişen bir iki maddeyle- her ihtiyaç duyulduğunda değişiklikler bugüne kadar yapıla gelmiş ve bir bütünlük sağlanamamıştır. Bakıyoruz, kamu görevlileri arasında haksızlık, hukuksuzluk; eşit işe eşit ücretten uzaklaşılmış, aynı işi yapan iki kamu görevlisi arasında maaş farklılıkları ve bu maaş farklılıklardan doğan bir rahatsızlık ve haksızlık söz konusu. Dolayısıyla, bu, hem kamuda iş barışını bitirmekte hem de karar vericileri, yöneticileri rahatsız etmekte, gereksiz iş kaybına neden olmaktadır.
Değerli arkadaşlar, bir iş yerinde eğer adalet sağlanamazsa, adalet gerçekleştirilemezse, o iş yerinde, barış ortamında verimli bir çalışma gerçekleştirilemez ve oradan verimli bir sonuç beklenemez. Eğer bir iş yerinde aynı işi yapan insanlar farklı farklı maaş alıyorlarsa, farklı farklı statüdeyseler, orada, aynı işi yaptıkları hâlde, bu farklılıktan dolayı birbirleriyle kavga etmeseler bile bir barış ortamından söz etmek mümkün değil ve burada birbirleriyle dayanışma içerisinde, birlik, beraberlik içerisinde bir çalışma ortamından söz etmek mümkün değil. Söz konusu eğer eğitim, öğretimse, okullarda ise bu daha bir önem kazanıyor. Bu nedenle, okullarımızda, eğitim-öğretim kurumlarımızda çalışan insanlarımızın bu farklılıklarının ivedilikle giderilmesi gerekir.
Değerli arkadaşlar, öğretmenlerimize baktığımız zaman, farklı farklı statüde görev yapan öğretmenlerimiz var: Kadrolu öğretmenlerimiz var, sözleşmeli öğretmenlerimiz var, ders ücreti karşılığı derse girenlerimiz var, vekil öğretmenlerimiz var ve bunların hepsinin de maaş farklılıkları var, özlük haklarında farklılıklar var ama aynı teneffüse çıktıkları zaman öğretmenler odasında bir araya gelip birlikte oturabiliyorlar, işte, birlikte otururken orada verimli bir atmosferin doğabilmesi için bu farklılıkları mutlaka gidermemiz gerekir.
Bir başka konu, eğitim-öğretim yılı başında eğitim ödeneği altında öğretmenlerimize verilen bir ödenek var. Bu ödenekten yöneticiler, teknik personel, mimar, mühendis gibi bazı kadrolar da yararlanamıyor ve bunlar da aslında o eğitim-öğretim yılı başlarken eğitim, öğretimin verimli olabilmesi için, çocuklarımızın daha başarılı olabilmesi için o kurumda çalışıyorlar ve katkı sunuyorlar. Bu bağlamda, bir kısım öğretmenimize bu verilirken diğer çalışanlara verilmemiş olmasıyla orada- gene biraz önceki söylediğim anlamda- bir adaletsizliğin söz konusu olduğu ortaya çıkıyor. Bu nedenle, hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm eğitim-öğretim kurumunda çalışanlar, öğretmenler, yöneticiler, diğer hizmetliler ve teknik personelin de bu ödenekten yararlandırılarak orada bir adaletsizliği önlemek ve adaleti sağlamak adına bir düzenleme getirilmiştir. Eğer bu kanun teklifi oylarınızla doğrudan gündeme alınarak gerçekleşirse biz aynı zamanda bu çalışanlara yaptığımız katkıdan öte çocuklarımıza, çocuklarımızın daha verimli eğitim, öğretim sağlamasına katkı sunacağız. Bizim burada o yararlanacak insanlardan önce öğrencilerimizi, çocuklarımızı düşünmemiz gerekir diye düşünüyorum çünkü çocuklarımız eğer huzurlu bir eğitim-öğretim ortamında eğitim görebilirlerse, onlara hizmet eden memurlar, öğretmenler, Millî Eğitimde çalışanlar daha sıcak, daha sevgiyle yaklaşarak görevlerini yaparlarsa orada verimlilik bir kat daha artar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Macit, konuşmanızı tamamlayınız, buyurun.
HASAN MACİT (Devamla) - Bu nedenledir ki bizim bu çalışanlardan ziyade çocuklarımıza yapacağımız bir katkıdır diye düşünüyorum. Eğer bunu reddedersek, bu gerçekleşmezse adaletsizlik devam ediyor, gidiyor olacaktır.
Bu nedenle, değerli oylarınızın bu adaletsizliği giderecek düzenlemenin yapılması noktasında olacağını düşünüyorum. Hepinizin bu teklife destek vermesini diliyorum, istiyorum.
Hepinize saygılar sunuyorum.
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.
Teklifi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Teklif kabul edilmemiştir.