Milli Eğitim Bakanlığı, sözleşmeli öğretmenleri kadroya alacağı vaadini her fırsatta en yetkili ağızlardan yineliyor; ancak yaklaşık 570 gün önce eski bakan Hüseyin Çelik’in dile getirmesiyle heyecanlandırılan sözleşmeli öğretmenler, hâlâ somut bir adım görebilmiş değiller.
23 Temmuz 2010 CumaOkunma: 11340 yorum
Milli Eğitim Bakanlığı, sözleşmeli öğretmenleri kadroya alacağı vaadini her fırsatta en yetkili ağızlardan yineliyor; ancak yaklaşık 570 gün önce eski bakan Hüseyin Çelik’in dile getirmesiyle heyecanlandırılan sözleşmeli öğretmenler, hâlâ somut bir adım görebilmiş değiller.
Sözleşmeli öğretmenler de vaatlerin peşine takılıp KPSS’ye çalışmayı bırakmışlar ve “nasılsa kadroya geçirileceğiz” düşüncesiyle özlük haklarındaki eksikliklerin düzeltilmesi isteklerini de terk etmişlerdir.
Sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirilmesi belki de seçim öncesi bir hamleyle, kademe kademe başlatılacaktır; ama hiçbir altyapı çalışması yapılmayan bu düşüncenin ne kadarının harekete geçirileceği ise tam bir muammadır.
Sözleşmeli öğretmenlerin en büyük sorunlarından birisi de, eş durumu özür atamalarında il kontenjanı ve hizmet puanı değerlendirmesine takılarak ailelerinden ayrı kalmalarıdır. Bu konunun çözümünde tek muhatap da MEB değildir. Çünkü hükümetin MEB için tahsis ettiği sözleşmeli öğretmen pozisyonları, illere göre dağılımı yapılarak öğretmen istihdamına açılır.
Haziran ayında yapılan sözleşmelilerin özür durumu atamaları neticesinde, 2671 öğretmen hüsrana uğramış ve ailelerinin bütünlüğünün sağlanabilmesi için bir başka baharı beklemeye koyulmuşlardır.
Konunun vahim olduğu iller vardır:
İL BAŞVURU SAYISIATANANATANMA YÜZDESİMİN.HİZMET PUANI
1) Ankara 684 84 %1382
2) Muğla 86 13 %1579
3) Osmaniye 75 13 %1778
4) İzmir 323 66 %2172
5) Antalya 239 64 %2765
6) Mersin 179 50 %2864
7) Aydın 111 37 %3559
8) Adana 233 93 %4052
9) Eskişehir 90 38 %4250
Konuyu daha vahim hale getiren ise hükümetin, MEB’e 2010 yılı için ayırdığı sözleşmeli öğretmen pozisyonlarından geriye kalan açıktır:
İL
KALAN SÖZLEŞMELİ POZİSYON AÇIĞI
2
ADIYAMAN
161
3
AFYONKARAHİSAR
138
4
AĞRI
697
5
AMASYA
9
8
ARTVİN
58
10
BALIKESİR
43
11
BİLECİK
13
12
BİNGÖL
219
13
BİTLİS
387
14
BOLU
1
15
BURDUR
2
16
BURSA
102
17
ÇANAKKALE
14
18
ÇANKIRI
28
19
ÇORUM
45
20
DENİZLİ
6
21
DİYARBAKIR
551
22
EDİRNE
12
23
ELAZIĞ
85
24
ERZİNCAN
65
25
ERZURUM
665
27
GAZİANTEP
74
28
GİRESUN
89
29
GÜMÜŞHANE
89
30
HAKKARİ
582
32
ISPARTA
10
34
İSTANBUL
136
36
KARS
394
37
KASTAMONU
96
39
KIRKLARELİ
5
42
KONYA
46
43
KÜTAHYA
16
44
MALATYA
27
45
MANİSA
20
46
KAHRAMANMARAŞ
86
47
MARDİN
495
49
MUŞ
544
51
NİĞDE
7
52
ORDU
105
53
RİZE
54
54
SAKARYA
58
56
SİİRT
407
57
SİNOP
26
58
SİVAS
148
60
TOKAT
89
61
TRABZON
26
62
TUNCELİ
66
63
ŞANLIURFA
373
64
UŞAK
1
65
VAN
800
66
YOZGAT
55
69
BAYBURT
19
70
KARAMAN
23
72
BATMAN
356
73
ŞIRNAK
582
75
ARDAHAN
181
76
IĞDIR
169
77
YALOVA
7
79
KİLİS
14
81
DÜZCE
50
Toplam: 9666
Tabloda görebileceğiniz gibi, bazı illere bu yıl sözleşmeli öğretmen atanma olasılığı kalmamış, bazılarında ise çok az pozisyon kalmıştır. Türkiye genelinde 2010 yılında sözleşmeli öğretmenlerin atanabileceği toplam kontenjan 9666’dır. Zaten bu aya içinde 9584 sözleşmeli öğretmenin ataması yapılacaktır.
Bu durumda MEB, ailesinden uzak yaşamak zorunda kalan 2671 öğretmenin mağduriyetine çözüm bulamayacaktır. MEB, sözleşmeli öğretmenler için eş özründen dolayı ek atama yapsa bile, öğretmenlerin atanabileceği sözleşmeli kadrosu kalmamıştır.
Bazı illere önümüzdeki dönemlerde sözleşmeli öğretmenlerin eş özründen atanmaları ise imkânsıza yaklaşmaktadır:
İlkalan boş pozisyontemmuzda atanacak sayı
Bolu11
Burdur22
Kırklareli55
Denizli77
Amasya99
Isparta1010
Edirne1212
Bilecik1313
Çanakkale1414
Kilis1414
Kütahya1616
Manisa2020
MEB, sözleşmeli öğretmenlere açılacak kadroların illere homojen biçimde dağılması yönünde dikkat etmelidir. Bu dağılım yapılırken, çeşitli özür durumlarından dolayı gelecek atama istemlerini karşılayabilecek pozisyonları açmalıdır.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın sözleşmeli öğretmenlerin Anayasa’nın 41. maddesinde belirtilen aile bütünlüklerini koruma görevini yerine getirmediği sürece, davalar açılacak ve MEB bu davaları kaybederek devleti zarara uğratacaktır. Ekonomik olması bakımından icat edilen “sözleşmeli öğretmenlik müessesesi”, ekonomik zararlar vermeye devam edecektir.
(Verileri sağlayan öğretmen arkadaşımıza teşekkürler)