18 Mayıs 2012 Cuma

MEB'E “SAĞLAM“ BİR BAKAN LAZIM

Milli Eğitim Bakanlığına Ustalık döneminde "SAĞLAM" bir Bakan ve işinin ehli bürokratlar lazım. Başbakanımızın Milli Eğitim Bakanlığına " USTA " bir Bakan getirmesi, bu şekilde Eğitim alanında bir diriliş döneminin başlatılması, Eğitimcilerinin dertleriyle dertlenen Eğitime "Fransız" olmayan, Eğitimcilerin yıllardır geri kalmış mali ve özlük haklarını kendi derdi kabul eden ve çözüm üretmesi gereken Milli Duruş sergileyen "SAĞLAM" bir Bakan lazım.

20 Haziran 2011 Pazartesi 08:23
MEB'E “SAĞLAM“ BİR BAKAN LAZIM

Türkiye'nin 24. dönem milletvekilleri seçimleri AkParti'nin açık ara zaferiyle bir kez daha sonuçlandı.

Seçim zaferinden sonra Başbakanımız Recep Tayyip ERDOĞAN'IN "ustalık dönemi balkon konuşmasında" kültürümüzün inanç temellerine atıfta bulunarak merkeze insanı koyduğu ve bütün toplumu kucaklayan mesajlar verdiği gözlerden kaçmadı. Bu birleştirici ve yapıcı konuşması, Başbakanımızı halk nezdinde bir kez daha yüceltti.

Konuşmasının her bir cümlesi, nitelikli vasıflara sahip kadrolarla gerçekleştirilebilecek icraatleri işaret etmekteydi. Üç seçimi üst üste ciddi bir farkla kazanan, son seçiminde ustalık dönemi için yetki isteyen Başbakanımızın bu yetkiyi her alanda "usta" işinin ehli kişilere teslim etmesi gerekmektedir.

İktidar olarak güçleri artık uzun yıllar ihmal edilen konuları ele almaya yetecek güçtedir. Vesayet ve statüko tamamen yok edilmese de ayak bağı olacak durumda değildir. Artık bu karanlık güç odakları insanlar tarafından nazarı ciddiye alınmamakta ve bu da iktidara büyük güç ve fırsat vermektedir.

Bu sebepten ötürü artık iktidarın, yıllardır ihmal edilen ve çözüm bekleyen konulara neşter vurması için ne bahanesi nede ayak bağı mevcuttur.

Bu sorunların en başında ise Eğitim politikaları gelmektedir. Eğitim politikası ve onun direktörleri partiler üstü ve oy endişesi taşımayan bir anlayışla "usta" ellere teslim edilmelidir.

Milli Eğitim Bakanı, eğitim alanındaki mesleki kariyerinin yanında aynı zamanda bir kültür elçisi ve kültür insanı olma vasıflarını da taşımalıdır.

Yeni Milli Eğitim Bakanı, herşeyden önce kendi öz değerleri ile barışık, kendi milli kaynaklarına ve değerlerine bağlı, kendi kültür kaynaklarını ve birikimlerini orjinalinden okuyacak kadar işine aşina, eğitim alanında tecrübe ve bilgi birikimine sahip " SAĞLAM" bir kişi olmalıdır.

Milli Eğitim Bakanlığı artık eğitimci bir kişiye teslim edilmelidir. Ustalık döneminin diğer dönemlerden ayrı olacağının işaretlerini "balkon konuşması" ile veren Başbakan'ımızın Eğitimi de usta bir ele teslim etmesi eğitim camiası ve bu partiye gönül vermiş insanların ortak beklentisidir.

Eğitim politikalarımız artık günü kurtarma hesabı ile belirlenmemeli. Eğitim politikalarımız nesillerimizin iyi yetişmesini dert edinen eğitimciler tarafından ortak akılla belirlenmeli, bireyi temele alarak yüksek insani değerlerimizin, milli kültürümüzün ve maneviyat ruhlu nesillerin yetişmesine olanak verilmelidir.

Milli Eğitim Bakanlığının şu an için acilen tepeden tırnağa revize edilmesi , "SAĞLAM" bir Bakan ile idari meselelerde ki pratik uygulamalar, seçkin bürokratlar tarafından desteklenmelidir.

Bu minvalde ;

- Milli Eğitim Bakanlığı personel yapısı itibariyle yeniden şekillendirilmeli;

- Eğitimcilerin özlük, atama , görevde yükselme gibi konuları yeniden tüm eğitimcilerin de katkısıyla dizayn edilmeli ve günlük hesaplara kurban edilmemeli;

- Eğitimciler şu an için mali konular da diğer meslek gruplarının gerisinde kalmıştır. Ak Parti hükümeti ile polisler, imamlar vs. meslek gruplarına mali konularda iyileştirmeler yapılırken,  eğitimciler bu konuda desteklenmemiş ve diğer meslek gruplarına göre mali haklar konusunda gerilerde kalmıştır.Yıllardır bunu kendisine dert edinmeyen Milli Eğitim Bakanları ile eğitimcilerin mali hakları kapsamında bir arpa boyu bile yol gidilememiş , hatta var olan bir çok mali hakları da ellerinden alınmıştır. Bu sorunlar temelinde bir an önce çözüm önerileri masaya yatırılmalı ve ustalık döneminde eğitimciler hak etmiş olduğu mali ve özlük haklara kavuşmalı;

- Milli Eğitim müfredatı ortak akıl ile yeniden dizayn edilmeli, "din eğitimi" seçmeli ders olarak konulmalı, ayrıca "Arapça" yine okullarımızda seçmeli ders olarak okutulmalı. Bunun yanında estetik zevkleri geliştirecek ve duyarlı insan olmanın şuurunu verecek tarih, felsefe, sanat, tarihi, coğrafya gibi sosyal bilgilerimizin ortak olarak verileceği " Milli Kültürümüz " dersleri müfradata konularak bu konulara ağırlık verilmelidir;

- 8 yıllık kesintisiz temel eğitim gözden geçirilmelidir, 8 yıllık temel eğitim sonrasında bir mesleğe yönelmek isteyen gençlerimizi haklı olarak sanayi ve esnaf çırak bile olarak işe almamaktadır. 8 yıllık kesintisiz eğitim 4+4 veya 5 + 3 olarak mesleki eğitim alanı ile de desteklenerek yeniden yapılandırılmalıdır. Bu şekilde mesleki eğitime temel eğitim içerisinde yer verilerek istihdam politikalarımızla parelel olarak nitelikli elaman ve iş gücü yaratmak ana hedefimiz olmalıdır;

- Üniversitelerimiz için tepeden tırnağa bir düzenleme yapılmalıdır. Üniversite kadrolarında ilmi hassasiyetlerimize ve özgür iradeye gölge düşürmeyecek bilim adamlarına yer verilmelidir. Hatır gönül mekanizmasıyla üniversitelerde ki eş, dost ve akraba kayırmacılığıyla yapılan öğretim elamanı alımlarının önü kesilmelidir;

- Üniversitelerimizi vasıflı işsizler ordusu yetiştiren kurumlar olma durumundan acil olarak kurtarmamız gerekmektedir. Öncelikle Eğitim fakültelerimizi arz - talep durumuna göre yeniden dizayn etmemiz gerekmektedir. Bütün fakültelerimizde ki öğrenci sayılarımızı ülkemizin mesleki ihtiyaçlarına binaen yeniden dizayn etmek bir zorunluluk halini almıştır. Yine bunun yanında üniversitelerimiz ilmi çalışma adresleri olmalı, öğretim elamanlarını yetiştirmeden yeni üniversite açma alışkanlığımızdan vazgeçmeliyiz.

Sonuç olarak Başbakanımız insanlarımızı gerçekten etkileyen ve heyacanlandıran " balkon konuşması " nı yaparken, sınırlar ötesini selamlarken tarihi misyonumuzun mirasçısı olduklarını da bu millete yeniden hatırlatıyordu. Bu misyonun hakkıyla yerine getirilmesi için Başbakanımızın Milli Eğitim Bakanlığına " SAĞLAM " bir Bakan getirmesi, bu sayede Eğitim alanında bir diriliş dönemini başlatmasını temenni ediyoruz.

MEHMET YILMAZ

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 2 yorum mevcut

    • sportmen 12 ay önce yorumlandı

      EVET ARKADAŞLAR MEB'E SAĞLAM BİR BAKAN LAZIM AMA GETİRMEZLER. NEDEN ÇÜNKÜ HÜSEYİN ÇELİK OTOMATİK VİTESE ALDIYA MEB'İ. ANCAK KUKLA BİR BAKAN YANİ SİSTEME MÜDAHALE ETMEYECEK BİR BAKAN GETİRİRLER. İŞİ BİLENİ GETİRECEKLERİNE İNANMIYORUM. ÇÜNKÜ İŞİ BİLEN BİR BAKAN BAŞTAN SONA ÇARPIKLIKLARI GÖRECEK VE VE SORUN TEŞKİL EDECEKTİR....

    • ADEM 12 ay önce yorumlandı

      keşke daha çnceki seçim sonrası gelseydi ki çoğu insan mehmet beyi bekliyordu.ama getirmediler umarım bakanlığa ve daire başkanlıklarına işin ehlini getirirler. problem çok..

    GAZETE MANŞETLERİ

    ANKET Sonuçlar Tümü

    ?Öğrencilere 'Süt Dağıtımı' Konusunda Ne Düşünüyorsunuz?

    ARŞİV