Okuduğum ilk kitaptır annem!
Okuduğum ilk kitaptır annem!
Kültürel beslenmesi hangi düzeyde olursa olsun “anne” sözcüğü işiten herkesin içinde bir ılıklığın oluşmasını sağlayan tılsımlı bir sözcüktür. Hiçbir temel ihtiyacını karşılayamaz halde dünyaya gelen varlığı, hiçbir güdülemenin yönlendiremeyeceği üstün fedakârlıklarla yetiştiren, el içine katan duygu annelik duygusudur.
Bahtiyar Vahapzade, Menim Anam adlı şiirinde annelerimize neleri borçlu olduğumuzu yalın bir biçimde dile getiriyor:
Menim Anam / Savadsızdır / Adını da yaza bilmir / Menim anam… / Ancak mene / Say öğredip / Ay öğredip / İl öğredip / En vacibi dil öğredip / Menim anam. / Bu dil ile tanımışam / Hem sevinci / Hem de gamı / Bu dil ile yaratmışam / Her şiirimi / Her nağmemi, / Yoh men heçem / Men yalanam / Kitap kitap sözlerimin / Müellifi: Menim anam
Okuma yazma bilmeyen, adını bile yazamayan anasının kendisine saymayı, ayları, yılları ve en önemlisi dili öğrettiğini, sevinci, gamı bu dil ile tanıdığını, şiirlerini nağmelerini bu dille meydana getirdiğini belirten Vahapzade, tüm eserlerinin müellifinin anası olduğunu, anası olmadan kendisinin bir hiç olduğunu ifade ediyor.
Bir ferdin kişiliğinin oluşumunda, türlü yetenek ve hassasiyetlerinin gelişmesinde annesiyle geçirdiği bebeklik ve çocukluk yıllarının büyük önemi haiz olduğu açıktır. Barış toplumunun annelerin söylediği sevgi dolu ninnilerle ve kulağa fısıldadığı küçük uyarılarla temellendirileceğini akıldan çıkarmamak gerekir. Aileyi, bilhassa anneyi ihmal eden, toplumun inşasında annenin rikkat ve esirgeyiciliğini gözden kaçıran toplumlar geleceğini tehlikeye atmaktadırlar.
Anneler Günü, adına gün ihdas edilmiş aziz varlıklarımızın günleri gibi tüketim toplumunun, gerçek bağlamından kopararak tüketimi artırma vesilesi biçiminde ele aldığı bir gün olması hasebiyle kültürel zeminimizde iğreti durmaktadır. Cennetin annelerin ayaklarının altında olduğunu kabul etmiş bir toplumda 365 gün anneler günüdür. Ailevi bağların koptuğu toplumlarda ise anneler günü, babalar günü gibi ritüeller palyatif köprüler olarak aslında vicdanları sızlatmalıdır.
Anneler Günü’nü çalışan annelerin sorunlarını bir kez daha dillendirme ve başlara tac annelerin çalışma hayatında yaşadığı sıkıntılardan arındırılması için sürdürdüğümüz mücadeleyi tazeleme vesilesi olarak kabul ediyoruz.
Devletin her işyerine kreş ve bebek bakım üniteleri açmasını, emzirme izni süresini artırmasını, çalışma şartlarını ve sürelerini annelik durumuna göre düzenlemesini, doğumdan sonra eski yaptığı işe veya eşdeğer pozisyona dönmelerini, izinde geçen sürelerinin emekli keseneklerinin devlet tarafından ödenmesini ve emeklilikten sayılmasını talep ediyoruz. Pozitif ayrımcılık yapılarak kadınların siyasal-sosyal karar alma sürecinde yer almalarını, ücret adaletsizliği ve meslek edinme adaletsizliğinin sona erdirilmesini ve çalışma hayatındaki kılık kıyafet engellemesine sebep olan yönetmelik maddesinin kaldırılmasını istiyoruz.
Bu düşünce ve duygularla tüm annelerin anneler gününü kutluyoruz.
http://www.egitimbirsen.org.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=2722&Itemid=1